Page 38 - MAKSİMUM BİZ | SAYI 30 | NİSAN 2015
P. 38

röportaj
Anadolu Sigorta projesini gerçekleştirirken
içinde bulunduğunuz çalışma koşulları ko-
nusunda görüşlerinizi alabilir miyiz?
Ben uzun yıllar İş Bankası ve iştiraklerinin
projelerinde çalıştım. İlk projem Şişecam’dı.
1983 yılında daha doktorasını yeni almış
genç bir öğretim üyesi iken Talat Orhon Bey
benden Şişecam’ın tarihini yazmamı istemişti.
Türkiye’de reel sektörün teknoloji transferi
konusunda ne denli sorunlu evrelerden geçti-
ğini bu proje sayesinde öğrendim. Ardından İş
Bankası’nın Finansal Müze projesi gündeme
geldi. Onu Millî Reasürans ve Anadolu Sigor-
ta izledi. Tüm bu çalışmalarımın sonucunda
Türkiye’nin finansal alanda çağdaş kimliğini
en iyi yansıtan kuruluşların İş Bankası ve
iştirakleri olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.
Bu kurumlarda bana her zaman üst düzeyde
çalışma ortamı sağlandı. Tüm bu kurumlarda
iş ahlakının ne denli yüksek olduğunu gördüm.
Tüm birimler projelerin gerçekleşmesinde bü-
yük çaba sarf etti. Birçok kez yoktan var ettiler.
Bu nedenle her bir projede gönül rahatlığıyla
çalıştım. Hiç unutmam, Anadolu Sigorta’da
projeye başladığım gün İş Kule’de bana ayrılan
ofise geldiğimde masamın üzerinde benim için
hazırlanmış bir buket çiçek duruyordu. Aynı
gün, sigortanın birçok üst düzey yöneticisi ziya-
retime geldi. Hatta Yönetim Kurulu Başkanı
Burhan Karagöz beni ofisimde ziyaret etmek
istedi. Ben kendilerini ziyaret ettim. Bunlar
Anadolu Sigorta’nın kurumsallaşma bağlamın-
da ne denli yol kat etmiş olduğunun kanıtları.
Ortaya çıkan eser hakkında görüşlerinizi
alabilir miyiz? Ayrıca genel olarak bu tür
çalışmalar için kurum kültürünün yetersiz-
liklerinden söz edebilir misiniz?
Ben İngiliz arşivlerinde çok çalıştım. Bugün 19.
yüzyılda Osmanlı’da kurulmuş bir yabancı şir-
ketin tüm evrakını Board of Trade’de bulmanız
mümkün. Bizde şirketler günü birlik yaşamışlar
uzun süre. Geçmişle ilgili birikimleri yok olup
gitmiş. O nedenle de kurum kimliği bir türlü
oluşamamış. Türkiye’de son zamanlarda bunun
ne denli önemli olduğu idrak edilmeye başlandı.
Kurumsal kimlik çalışmalarına ağırlık verildi.
Kurumların bu konuda en büyük düşmanı
mekan olsa gerek. Türkiye’de büyüyen şirketler
sürekli mekan değiştiriyorlar ve her taşınma
süreci tasfiyelere neden oluyor. Oysa özellikle
sigorta arşivleri son derece önemli. Bizim tarih-
sel mekan belleğimiz bu sigortaların arşivleri.
36 | maksimumbiz
Kurumlar
kendi geçmişlerine
sahip çıkmalı.
Yoksa kurumların
geçmişini
kurgulamak
arkeolojik bir
çalışmaya
dönüşüyor.
Kurumların
kimliğini
oluşturacak
çalışmalar düne
yönelik olmalı.
Çünkü geçmiş,
günümüze ışık
tutuyor, yarının
inşasına ortam
sağlıyor.
Bugün İstanbul’un dününü sigorta haritaları
olmaksızın düşünemeyiz. Mesela Jacques
Pervitich Sigorta Haritaları. Zamanında
bunların en zengin koleksiyonu, pafta pafta
Anadolu Sigorta bünyesinde yer alırmış. Ama
Galata’daki mekandan ayrılırken bunlar el-
den çıkarılmış. Bugün her bir pafta bir servet
değerinde. Neyse ki replikalarını Tarih Vakfı
bastı. Genel bir eleştiri olarak söylüyorum.
Kurumlar kendi geçmişlerine sahip çıkmalı.
Yoksa kurumların geçmişini kurgulamak ar-
keolojik bir çalışmaya dönüşüyor. Kurumların
kimliğini oluşturacak çalışmalar düne yönelik
olmalı. Çünkü geçmiş günümüze ışık tutuyor,
yarının inşasına ortam sağlıyor.
Anadolu Sigorta çalışmasına geri dönersek,
benim kurum tarihi alanında yaptığım tüm
çalışmalar akademik bir boyut taşıyor. O
nedenle diğer benzer kurum tarihlerinden
farklı bir yönü var. Bu kitapları dipnotlayarak
üniversiteye tez olarak sunabilirsiniz. Bu ne-
denle kalıcı eserler olduğunu söyleyebilirim.
Anadolu Sigorta çalışmamız da böyle. Artık
Anadolu Sigorta’nın köklü mirası kayıt altına
alınmış durumda. Bu bence kurumsallaşma-
nın temel gereklerinden biri. Umarım, on yıl
sonra, yüzüncü yılında Anadolu Sigorta’yı
çok daha görkemli bir biçimde değerlendir-
me fırsatı buluruz.
   36   37   38   39   40