Page 10 - MAKSİMUM BİZ | SAYI 33 | OCAK 2016
P. 10
Gündem
konusunda, uluslararası saygınlığı
olan kurum ve kuruluşlarla iletişim
halindeyiz. Ayrıca bu alanda bilim-
sel çalışma yapan yerel uzmanların
sahip olduğu bilgi ve tecrübeden de
faydalanıyor ve kendi uzmanlığımızı
ileriye taşıyoruz.
Bu çalışmalarla, doğru risk için
sigortalılarımıza doğru fiyat ve
şartların sunulmasını amaçlıyoruz.
Bu yolla ülke ekonomisinin doğal
afet kaynaklı risklerden korunması
yolunda da bir adım attığımızı düşü-
nüyorum.”
Amacımız her durumda sigortalı-
mızın yanında olmak…
Anadolu Sigorta’nın 2014 yılı
içerisinde doğal afetlerden kaynak-
lanan hasar ödemelerine ilişkin de
bilgi veren Musa Ülken; sözlerine
şöyle devam etti;
“2014’ün tamamında 621 adet
fırtına zararı ödemişken, bu yı-
lın sadece ilk 9 ayında bu sayı 3’e
katlanmış durumda, aynı şekilde
8 | maksimumbiz
pek çok riskin temsil edildiği, doğal
afetlerden kaynaklanan hasar adet-
lerine baktığımızda ilk 9 ayda, bir
önceki senenin tümünün, iki katına
eşdeğer bir rakama ulaşıyoruz. Tüm
bu datalar bizlere, gitgide daha sık
bir şekilde, doğal afet hasarları ile
karşılaşmaya başladığımızı göste-
riyor.
Bu noktada önemli olan, bu
hasarlarla başa çıkabilecek mali
yeterliliğe sahip olmak ve sadece
rekabete göre değil, bilimsel temele
dayanan adil bir fiyatlandırma poli-
tikasını oturtabilmiş olmak.
Türkiye’nin en köklü sigorta
şirketi olarak Anadolu Sigorta’nın
bu iki alanda doğru rotayı izlediğini
söyleyebilirim. Yaptığımız çalış-
maların temelde tek bir hedefi var.
Sigortalımızın en kötü gününde bile
yanında olmak. İşte Anadolu Sigorta
olarak bütün bu çabalarımızın ger-
çek nedeni budur” dedi.
DAHA DÜŞÜK PRIM IÇIN KENDINIZI
RISKE ATMAYIN
Daha düşük prim alabilmek adına
doğal afetlerle ilgili risklerin temi-
nat kapsamından çıkarılmasının
sakıncalarına değinen Musa Ülken,
sözlerini şu şekilde tamamladı.
“DASK’a tabi konut ve işyerle-
ri için zorunlu deprem sigortası
mutlaka yaptırılmalıdır. Ayrıca satın
alınan konut ve işyeri poliçelerin-
de doğal afet riskleri için teminat
verildiğini kontrol etmek, primden
tasarruf etmek amacıyla bu temi-
natları almamazlık da etmemek
gerekir.
Bu riskler, kişi veya kurumların
hayatında az sıklıkla gerçekleş-
se de, meydana geldiğinde ciddi
ölçekli zarara sebep olabilir. Böylesi
durumlarda büyük kayıplar yaşama-
mak için bu teminatların muhakkak
poliçelerde yer alması gerekir.
Maalesef 1999 yılındaki büyük
Marmara depremi, Van depremi
veya Artvin’deki sel hadisesi gibi
olaylarda bu konuda çok sayıda acı
tecrübe yaşanmıştır.”

