Page 45 - MAKSİMUM BİZ | SAYI 38 | MAYIS 2017
P. 45
Sanatın son zamanlardaki gidişatını nasıl
değerlendiriyorsunuz? Sanata karşı eğilimin
azalmaya başladığı son zamanlarda insanlar
neler yapmalılar?
Sanatla ilgileneyim, biraz kitap okuyayım,
tiyatroya gideyim gibi sanata yönelim eğilimini
suni bulurum ben. Yönelinen yerin bir mecra
olmaktan çıkıp ihtiyaç haline gelmesi şart.
Doymak için, insanın nefsini sevmesi, kendini
sarmalaması, zihnini yüceltebilmesi içinse
susuzluğuna koşması gerekir. Susuzluğun
farkında olabilmek cehaletten uzaklaşmaktır.
Susuzluğun asla dinmeyeceğini bilmek ise
erdemdir. Suyu öğüten sanatçının su öğüttü-
ğünü unutmaması gerekmez mi? Evrendeki
toplu hissiyatı ve bilgiyi tekrar akışkan hale
getirir. Bunu mesaili bir iş gibi yapmaz ki,
koşullara bakamaz, koşulları yansıtır ama
yaşam şartlarının çelmesiyle kavga etmez.
Onu ticaret adamları yapar. Ne olursa olsun
devam demek bile bir şüphe barındırır içinde.
Devam etmeyip ne yapacak ki sanatçı?
Susarsa, ölür…
Geçtiğimiz yıl çıkardığınız “Baba Öyküler”
kitabınızda Bülent Ortaçgil, Fazıl Say gibi
değerli birçok kişinin babalarıyla olan
ilişkilerine yer veriyorsunuz. Bugünkü
duruşlarının bunda büyük etkisi olduğunu
vurguluyorsunuz. Bu kanıya varmanızdaki
sebep neydi?
Ben bugünkü duruşlarındaki etkiyi vurgula-
maktan ziyade babalık mevhumunu sorgu-
luyorum. Manevi, beşeri ve toplumsal halini.
Her hikâyedeki yaranın ya da devanın geldiği
yerdeki şaibeli tanımı…
Herkesin stresli olduğu bu dönemlerde biraz
rahatlamaya ihtiyacımız var. Yakın zamanda
yeni sürprizlerle karşılaşacak mıyız? (Al-
büm, kitap?)
Şiir ve etikalardan oluşan üçüncü bir kitap
hazırlıyorum. Beşinci albümüm de bir aksilik
olmazsa ilkbaharda çıkıyor. Umuyorum sözü-
mü tutabilirim.
Türkiye’de ve dünyada en çok neyi özlü-
yorsunuz? Değişmesini istemediklerinizi
ve istediğiniz halde hala değişmeyenleri
kısaca anlatmanızı isteyebilir miyiz?
Özgürlüğü anlayabilmeyi özlüyorum. Özgür-
lük tek kavramdır ya vardır ya da yoktur…
Değişmez!
MAKSİMUMBİZ 43

