Page 146 - MESNEVİ - 1.CİLT
P. 146
Tanrı; gözü kulağı olmayan yokluklara afsun okuyunca onlar, coşmaya başlarlar; varlık âlemine konarlar.
!
Yok olanlar, onun afsuniyle varlık diyarına takla atarak ve derhal gelirler.
!
1450. Sonra var olana yine bir afsun okuyunca onu yokluğa derhal ve iki çifte atla sürer.
!
Gülün kulağına bir şey söyledi, güldürdü. Taşın kulağına bir şey söyledi, akik ve maden haline getirdi.
!
Cisme bir âyet okudu, can oldu. Güneşe bir şey söyledi, parladı.
!
Sonra yine güneşin kulağına korkunç bir şey üfler, yüzüne yüzlerce perde iner.
!
O kelâm sahibi Tanrı, bulutun kulağına bir şey okur; gözünden misk gibi yaşlar akıtır.
!
1455. Toprağın kulağına ne söyledi ki murakebeye vardı, dalgın bir halde kaldı!
!
Tereddüt içinde kalan, hayretlere düşen kişinin kulağına da Hak, bir muamma söylemiştir.
!
Bu suretle onu iki şüphe arasında hapseder. “Ey yardımı istenen Tanrı! Şunu mu yapayım, bunu mu?” der.
!
İki şıktan birini üstün tutar, üstün tuttuğunu yaparsa o da yine Hak’tandır.
!
Can aklının tereddüt içinde bocalamasını istemezsen o pamuğu can kulağına tıkma,
!


































































































   144   145   146   147   148