Page 121 - SEDEF - Hz.Mevlana'dan İnciler
P. 121
!
!
Öyle bir can ve cihansın ki, cihan seninle hoştur. Göğsümüze yara bile açsan, senin mızrağının yarası hoştur.
Elinin toprağı bizzat kimya madenidir. Hoş görünmeyen herşey ancak seninle beraber olunca hoştur.
!
Canın ayağını bağlayan, çaresiz bırakan meydan acaba kimin meydanı- dır? Kimin meydanı olacak; aşkın, aşkın... Bize bir hal oldu. Elden çıktık. Bu kimin hikayesi? Kimin destanı? Aşkın aşkın...
Aşk özel kadehler dolaştırmada. Acaba aşkın dolaştırdığı bu özel kadeh- ler kimin aşkına dolaşıp duruyor? Bunu kimse bilmez. Ancak aşk bilir.
llkbahar geldi. Dağa da, ovaya da can verdi. Ey Allah'ım! Ey Allah'ım bu canı kim verdi? Bu can kimin canı?
Bu ne güzel ne hoş bir bahçedir. Bu bahçeyi gördü de cennet bile mest oldu. Bu bahçedeki menekşeler, süsenler, reyhanlar kimin? Bunlara bu renkleri, bu kokuları, bu güzellikleri kim verdi?
Bu bahçenin güzelliğini gördü de gül dalı bülbülden daha fazla dile geldi. selvi; "Bu bahçe ne güzel bir bahçe; acaba kimin?" diye sallanmağa, oy- namağa başladı.
Yasemin; "Van gülüne söylemez misin?" diyor. Böyle eşsiz bir nergis ki- min nergis bahçesinde yetişmiştir?
Yasemin diyor ki; "Ben bu soruyu sorunca Van gülü güldü de; 'Bunu bana sorma! Ben kendimde değilim. Kimin nergis bahçesinde yetiştiğini ben bilmiyorum.'"
Bu bahar mevsiminde yeryüzü çeşit çeşit renklerde hoş kokulu güllerle, Yaseminlerle, nergislerle, şebboylarla süslenmişken, gökyüzünde de gü- neş altın bir top gibi durmadan koşmada. Şaşılacak şey! Acaba onu böyle kim dolaştırıyor? Kimin çevgeninin kıvrık yeri onu böyle asırlardan beri koşturuyor?
Ay da aşıklar gibi onun peşine takılmış, onun peyki olmuş, solgun ışıklar saçarak, zayıf bir halde eriyerek dönüp duruyor. Acaba o kime tutulmuş? Kimin hayranı? Güneşe mi yoksa güneşi altın bir top gibi koşturup dura- namı?
!121


































































































   119   120   121   122   123