Page 148 - SEDEF - Hz.Mevlana'dan İnciler
P. 148
!
!
Her velî, önce bir katreydi; gerçekliğin; sevginin çokluğu, Allah'ı dile- menin, sevmenin sonsuzluğu yüzünden, sonunda bir deniz oldu, Demek ki her veli, bir denizdir ki ucu - bucağı yok.
!
Her velî, önce denizi arayan bir katreyken sonra Hakk'ın lûtfuyla bir de- niz kesilmiştir.
Testiye benzeyen bedeninde derya kesilmiş, altı - üstü olmayan en yüce bir mertebeye ağmıştır.
Her velînin, kendine lâyık bir durağı vardır; kerametleri de kendine, mertebesine uygundur.
Denizlerden maksat, duraklardır; herbirinin de onca kerametleri vardır.
Her denizin kerameti, dalga gibi kabarır; bölük - bölük baş gösterir, yüce- lere ağar.
O denizler de Allah denizinden dalgalar gibi belirmededir.
O dalgalar, denizden ayrı değildir; İsâ ile Meryem gibi denizle beraberdir, biledir.
Deniz, onu yücelere ağdırıp saçsa da dalga, nerden denizden ayrı olacak?
Ayrı görünse bile bil ki o bir tek canda ikilik olamaz.
Ummansa denizlerin başıdır; kim ona dalar, garkolursa umman kesilir.
Kimde himmet varsa onu arar; ucu - bucağı olmayan ummana gider.
Bütün bu denizler, Allah denizinden, dalgalar gibi coşup kabarmış, yüce- lere baş çekmiştir.
Ama birbirinden de farklıdır onlar: bunun coşup köpürüşü, öbü- rünü aşmaktadır.
Biri orta, öbürü daha yüce; öbürüyse ortanın altında, aşağı bir derecede.
Hepsinin de başı, üstünü Mevlânâ'dır; onun, can denizinden kabaran dal- gası, daha güçlü kabarıp coşmada.
!
!148

