Page 64 - Kuran'ı Rehber Edinmek
P. 64
Kuran'ı Rehber Edinmek
Ku ran, içer di ği üs tün hik met, geç miş ten ve ge le cek ten ver di ği
ger çek bil gi ler, gaf le ti yok edi ci, in san lar da ki alış kan lık per de si ni
kal dı ran üs lu bu ile ben zer siz bir Kitap'tır. Ve Ku ran'ın bu et ki si vah -
ye dil di ği gün den kı ya me te ka dar ya ra tıl mış ve ya ra tı la cak olan tüm
in san lar için ge çer li dir. (www.pismanolmadanonce.com)
Be di üz za man Sa id Nur si Ku ran'da bil di ri len hik met le rin, ge çer -
li lik le ri ni hiç bir za man kay bet me ye ce ği ni şu şe kil de ifa de eder:
Bin üç yüz el li se ne dir Ku ran-ı Ha kim, bü tün ger çek le ri ni ka inat çar şı -
sın da açıp ser gi le di ği hal de; her kes, her mil let, her mem le ket onun cev -
her le rin den, ger çek le rin den al mış tır ve alı yor lar. Hal bu ki ne o alış kan lık,
ne o bol luk, ne za man aşı mı, ne o bü yük de ği şik lik ler; onun kıy met tar
ger çek le ri ne, onun gü zel üs lûp la rı na za rar ve re me miş, ih ti yar lat ma mış,
ku rut ma mış, kıy met ten dü şür me miş, gü zel li ği ni sön dür me miş tir. Bu du -
rum tek ba şıy la bir mu ci ze dir. (Söz ler, s. 433)
Ku ran'ın in san lar üze rin de ki et ki sin den de bah se den Be di üz za -
man, di ğer söz le rin de bu et ki yi şu şe kil de ifa de et mek te dir:
Ku ran'ın en bü yük mu ci ze le rin den bi ri si de, genç lik ve ta ze li ği ni mu ha -
fa za et me si dir. Ve o asır da in di ril miş gi bi, her as rın ih ti ya cı nı kar şı la -
yan bir yö nü ol ma sı dır. (Söz ler, s. 750)
Ku ran-ı Ha kim, ha ki ki ilim le ri kap sa yan bir ki tab-ı mu kad des tir. Ve bü -
tün asır lar da, in san la rın bü tün ta ba ka la rı na hi tab eden, eze li bir hut -
be dir. (Kon fe rans, s. 11)
Ku ran, hak ve ha ki kat ve doğ ru luk ve hi da yet ve ha ri ka bir fe sa hat (doğ -
ru ve düz gün söy le yiş, açık ve gü zel ifa de li ko nuş ma) ol du ğun dan dır ki,
usan dır mı yor, da ima genç li ği ni mu ha fa za et ti ği gi bi ta ze li ği ni, tat lı lı ğı -
nı da mu ha fa za edi yor. (Söz ler, s. 378)
62