Page 250 - Hz. Mehdi Hakkında Bilgiler
P. 250

HZ. MEHDİ (A.S.) HAKKINDA BİLGİLER


                   Makamat-ı evliyadan bazı makamlarda Mehdi vazifesi-
               nin hususiyeti (özelliği) bulunduğu ve kutbu azama has bir
               nisbeti göründüğü ve Hazret-i Hızır'ın bir münasebet-i hâs-

               sası (özel bir münasebeti) olduğu gibi, bazı meşahirle (teş-
               hirle) münasebetdar (münasebeti olan) bazı makamat var.
               HATTÂ O MAKAMLARA  "MAKAM-I HIZIR", "MAKAM-
               I ÜVEYS", "MAKAM-I MEHDİYET" TABİR EDİLİR.


        RİSALE-İ NUR KÜLLİYATI'NDA HZ. HIZIR (A.S)
                   İşte bu sırra binaen, o makama ve o makamın cüz'î bir
               nümunesine (küçük bir örneğine) veya bir gölgesine girenler,
               kendilerini o makamla has münasebetdar meşhur zâtlar zan-
               nediyorlar. Kendini Hızır telakki eder veya Mehdi itikad
               eder veya kutb-u azam tahayyül eder. (Mektubat, s. 480)



                   BEDİÜZZAMAN SAİD NURSÎ, RUS ESARETİNDEN
               ALLAH'IN YARDIMIYLA VE HIZIR ALEYHİSSELÂMIN
               REHBERLİĞİNDE KAÇIP KURTULMUŞTU. Bu kaçışta ise
               esarette geldiği yoldan değil, bizzat komünist yangın ve fit-

               nesinin çıktığı yere, yani eski ismiyle Petersburg, Petrogard
               yeni ismiyle Leningrad'a gelmişti. Bu çok mânâlı ve mânidar
               hareket Bediüzzaman'ın müceddid olduğunun yüzlerce deli-
               linden sadece birisidir. Kızıl yangını yerinde görüyor ve tesbit
               ediyordu. 1918 yazında İstanbul'a glediğinde ilk işi harb yâdi-
               gârı İşaratü'l-İ'caz tefsirini bastırmak olmuştu... Birinci Şua

               isimli harika eserinde 1918 senesinden bahsederken; şunları
               ifade buyurmaktadır: "Risale-i Nurun Fatihası olan İşaratü'l-
               İ'catz tefsirinin zuhuru tab'ı tarihine (baskı tarihine) tevafuk-
               la bakar denilmiş. Dârü'l-Hikmet tarafından ekser müftülere
               gönderilen nüshalar, müteaddit ve maddî ve mânevî inkılab-

               ların sarsıntılarından vikaye (koruma, sahip çıkma) nokta-
               sında çok emareler ve müftülerin itirafiyle birer kal'a (hisar,
               büyük kale) ve ekser müftülerin ellerinde birer elmas kılınç


                                              248
   245   246   247   248   249   250   251   252   253   254   255