Page 239 - Kuran Ahlakında Fedakarlığın Önemi
P. 239

Adnan Oktar (Harun Yahya)


                 Eğer te orim doğ ruy sa, tür le ri bir bi ri ne bağ la yan sa yı sız ara-
                 ge çiş çe şit le ri mut la ka ya şa mış ol ma lı dır... Bun la rın ya şa mış
                 ol duk la rı nın ka nıt la rı da sa de ce fo sil ka lın tı la rı ara sın da bu lu -

                 na bi lir. (Charles Darwin, The Origin of Species, s. 172, 280)

                 Ancak bu satırları yazan Darwin, bu ara formların fosillerinin
            bir türlü bulunamadığının da farkındaydı. Bunun, teorisi için bü-
            yük bir açmaz oluşturduğunu görüyordu. Bu yüzden, Türlerin
            Kökeni kitabının “Teorinin Zorlukları” (Difficulties on Theory) adlı
            bölümünde şöyle yazmıştı:


                 Eğer gerçekten türler öbür türlerden yavaş gelişmelerle
                 türemişse neden sayısız ara geçiş formuna rastlamıyo-

                 ruz? Neden bütün doğa bir karmaşa halinde değil de tam
                 olarak tanımlanmış ve yerli yerinde? Sayısız ara geçiş for-
                 mu olmalı, fakat niçin yeryüzünün sayılamayacak kadar çok
                 katmanında gömülü olarak bulamıyoruz?.. Niçin her jeolojik
                 yapı ve her tabaka böyle bağlantılarla dolu değil? (Charles
                 Darwin, The Origin of Species, s. 172, 280)




                 Dar win’in Yı kı lan Umut la rı

                 An cak 19. yüz yı lın or ta sın dan bu ya na dün ya nın dört bir ya -
            nın da hum ma lı fo sil araş tır ma la rı ya pıl dı ğı hal de bu ara ge çiş
            form la rı na rast la na ma mış tır. Ya pı lan ka zı lar da ve araş tır ma lar da
            el de edi len bü tün bul gu lar, ev rim ci le rin bek le dik le ri nin ak si ne,
            can lı la rın yer yü zün de bir den bi re, ek sik siz ve ku sur suz bir bi çim de

            or ta ya çık tık la rı nı gös ter miş tir.




                                            237
   234   235   236   237   238   239   240   241   242   243   244