Page 215 - Amerika'nın Göremediği PKK
P. 215

nın hiçbir demokrat ülkesinde, ağır suç işlemiş insanı yakalamak için
           köyler, kasabalar yok edilmez. Hiçbir demokrat ülkede cani bir katil
           dahi yargılanmadan başına bomba yağdırılarak öldürülmez. Ama söz
           konusu olan İslam coğrafyası olduğunda derin çevreler hukuk ve
           demokrasi değerlerini rafa koyarlar. İşte bu aşamada bu insanlık ve
           vicdan dışı uygulamayı kamuoyuna "makul" gösterme sorumluluğu da
           Ortadoğu ve Asya'nın yancılarına düşer. Bu kişiler, "terörle mücadele"
           adı altında, İslam coğrafyasını yakıp yıkacak, yerle bir edecek, çok
           sayıda sivilin ölmesine sebep olacak yöntemleri dahi hararetle savu-
           nurlar. Efendileri "öldürelim" diyorsa onlar da "öldürelim" derler. Efendi-
           leri "bombalayalım" diyorlarsa onlar da hep birlikte "bombalayalım,
           hatta daha da fazlasını yapalım" derler. Oysa terörle gerçekten müca-
           dele etmek isteyen, terörün fikri zemininin ortadan kaldırılması gerek-
           tiğini bilir. Fikri hiçbir çalışma yapmadan silahla, bombayla çözüm
           oluşmayacağını bilir. Daha da önemlisi şiddetin her zaman daha çok
           şiddet doğuracağını da bilir. Ancak bu kişiler için önemli olan bu doğ-
           rular değil, yancılığını yaptıkları kişilerden "aferin" almaktır. Sırf bu "afe-
           rin" için, sırf daha çok takdir toplamak için Kuran'a uygun olmayan,
           vicdansızca uygulamaları var güçleriyle savunur, katillerin yanında saf
           tutmayı kabullenirler.

           Bu yancıların inanç teslimiyetinin bir başka çarpıcı örneği de hiçbir
           şekilde İslam Birliği'ni gündeme getirmemeleri, hatta tam tersine birli-
           ğin kendilerince imkansız olduğunu anlatmalarıdır. Allah Müslümanla-
           ra bir olmalarını emretmişken, Kuran'ın çok sayıda ayetinde Müslü-
           manların kardeş ve birlik olmaları gerektiği anlatılmışken, bu kişiler
           ısrarla birliğe karşıdırlar. Bu karşı tavırlarını da oldukça sinsi taktiklerle
           ortaya koyarlar. Mesela, açıkça "birlik olmayalım" demezler. Çünkü
           bunun tepki alacağını bilirler. Bu yüzden mevzu hadisleri kullanırlar.
           Peygamberimiz (sav)'e atfedilen, oysa doğru olmayan "Ümmetin ihti-
           lafında rahmet vardır" hadisini kullanırlar. Böylelikle, "bakın Peygam-
           ber dahi birlik olmamak gerektiğini" söylüyor diyerek Müslümanları
           etki altına almaya çalışırlar. Oysa Peygamberimiz (sav) Kuran'a uygun
           olmayan bir sözü asla söylemez. Onlarca Kuran ayetiyle Müslümanla-
           rın bir olması emredilmişken, "ihtilafta rahmet var" demez. Müslüman-





                                                   Adnan Oktar (Harun Yahya)       213
   210   211   212   213   214   215   216   217   218   219   220