Page 39 - Darwinistler Neleri Düşünmezler ?
P. 39

Adnan Oktar






                     Darwinistler, proteinlerin, tüm canl›l›¤›n bilgisini tafl›yan DNA
             molekülünün kopyalanmas› ve bilgi üretmesi, hücre bölünmesini sa¤-
             lamas› gibi hayati ifllemleri nas›l bilmekte oldu¤unu düflünmezler.
                     Darwinistler, tesadüfen olufltu¤unu iddia ettikleri fluura ve ak-
             la sahip olmayan proteinlerin, ekipler halinde çal›flarak hücrenin tüm
             kimyasal parçalar›n› infla ettiklerini, ayn› zamanda gerekti¤inde parça-
             lad›klar›n› ve bu küçük parçalar› kullanarak hücrenin kullanaca¤› basit

             bilefliklere ay›rd›klar›n› düflünmezler.
                     Darwinistler, görme iflleminde yer alan say›s›z proteinin tümü-
             nün görevini yapabilmesi için en uygun moleküler yap›ya sahip olma-
             lar› gerekti¤ini ve bunun asla tesadüfen gerçekleflemeyece¤ini düflün-
             mezler.
                     Darwinistler, retinan›n koni hücrelerindeki moleküllerin bir
             araya gelerek renkli görmeyi sa¤layan proteinleri nas›l oluflturabildik-

             lerini, bu proteinlerin nas›l olup da milyonlarca y›ld›r yaflayan insan-
             larda ayn› yap›ya sahip oldu¤unu ve eksiksiz flekilde görevlerini yeri-
             ne getirdiklerini düflünmezler.
                     Darwinistler, moleküllerin, iddia ettikleri flekilde tesadüfen bir
             araya gelerek, gözü ultraviyole ›fl›nlar›n›n zararl› etkilerinden koruyan
             melanin proteinini nas›l oluflturabildiklerini düflünmezler.
                     Darwinistler, proteinlerin, do¤ada bulunan 200'den fazla
             aminoasit aras›ndan yaln›zca 20 tanesinden oluflmakta oldu¤unu ve
             böyle bilinçli bir ayr›ma hiçbir flekilde aç›klama getirememifl olduklar›-

             n› düflünmezler.
                     Darwinistler, canl› yap›larda nas›l tek bir tane bile sa¤ elli
             aminoasit bulunmad›¤›n›, böyle bilinçli bir ayr›m›n nas›l meydana ge-
             lebildi¤ini düflünmezler.
                  Moleküler evrim, evrimsel akrabal›klar›n ortaya ç›kar›lmas› için neredeyse pale-
                  ontolojiden daha üstün bir metot olarak kabul edilmeye baflland›. Bir moleküler
                  evrimci olarak bundan gurur duymam gerekirdi. Ama aksine, türlerin düzenli
                  bir geliflme kaydetti¤ini göstermesi gereken moleküler benzerliklerin pek çok is-



                                             37
   34   35   36   37   38   39   40   41   42   43   44