Page 240 - Dünya Hayatının Gerçeği
P. 240

1) Teori, hayatın yeryüzünde ilk kez nasıl ortaya çıktığını asla açıkla-

                yamamaktadır.
                   2) Teorinin öne sürdüğü "evrim mekanizmaları"nın, gerçekte evrim-
                leştirici bir etkiye sahip olduğunu gösteren hiçbir bilimsel bulgu yoktur.
                   3) Fosil kayıtları, evrim teorisinin öngörülerinin tam aksine bir tablo
                ortaya koymaktadır.
                   Bu bölümde, bu üç temel başlığı ana hatları ile inceleyeceğiz.


                   Aşı la ma yan İlk Ba sa mak:
                   Ha ya tın Kö ke ni

                   Evrim teorisi, tüm canlı türlerinin, bundan yaklaşık 3.8 milyar yıl
                önce dünyada hayali şekilde tesadüfen ortaya çıkan tek bir canlı hücre-
                den geldiklerini iddia etmektedir. Çamur birikintisi içinden koful, mito-
                kondri, lizozom, golgi cisimciği gibi çok sayıda kompleks organelden
                oluşan hücrenin nasıl meydana geldiği, tek bir hücrenin nasıl olup da

                milyonlarca kompleks canlı türünü oluşturduğu ve eğer gerçekten bu
                tür bir evrim gerçekleşmişse neden bunun izlerinin fosil kayıtlarında
                bulunamadığı, teorinin açıklayamadığı sorulardandır. Ancak öncelikle,
                iddia edilen evrim sürecinin ilk basamağı üzerinde durmak gerekir.
                Sözü edilen o "ilk hücre" nasıl ortaya çıkmıştır?
                   Evrim teorisi, Yaratılış'ı cahilce reddettiği için, o "ilk hücre"nin, hiç-
                bir plan ve düzenleme olmadan, doğa kanunları içinde kör tesadüflerin
                ürünü olarak meydana geldiğini iddia eder. Yani teoriye göre, cansız

                madde tesadüfler sonucunda ortaya canlı bir hücre çıkarmış olmalıdır.
                Ancak bu, bilinen en temel biyoloji kanunlarına aykırı bir iddiadır.


                   "Ha yat Ha yat tan Ge lir"
                   Darwin, kitabında hayatın kökeni konusundan hiç söz etmemişti.

                Çünkü onun dönemindeki ilkel bilim anlayışı, canlıların çok basit bir
                yapıya sahip olduklarını varsayıyordu. Ortaçağ'dan beri inanılan "spon-
                tane jenerasyon" adlı teoriye göre, cansız maddelerin tesadüfen biraraya
                gelip, canlı bir varlık oluşturabileceklerine inanılıyordu. Bu dönemde



        238  DÜNYA HAYATININ GERÇEĞİ
   235   236   237   238   239   240   241   242   243   244   245