Page 212 - Mesih Müjdesi
P. 212

210                    Mesih Müjdesi





                    Hz. ‹sa'n›n dinsiz ak›mlarla olan mücadelesi



                      Bediüzzaman Said Nursi ahir zamanla ilgili olan aç›kla-
                 malar›nda, iki felsefi ak›m›n yeryüzünde bozgunculuk ç›ka-
                 raca¤›n› ve bu ak›mlar›n dinsizli¤i hakim k›lmak için çaba
                 sarf edeceklerini vurgular. Bu ak›mlardan birincisi ‹slam ah-
                 lak›n› içten tahrip etmeye çal›flacakt›r. ‹kincisi ise Allah'› aç›k-
                 ça inkar eden, maddenin ezelden beri var oldu¤unu, sonsuza
                 kadar da var olaca¤›n› öne süren ve canl›l›¤›n cans›zl›ktan te-

                 sadüfen ortaya ç›kt›¤›n› savunan maddeci ve tabiatç› anlay›fl,
                 yani materyalizm ve natüralizmdir. (Natüralizm, Darwin'in
                 evrim teorisinin felsefi boyutu olarak da bilinir.)
                      Bu tan›mlama elbette Allah'›n varl›¤›n› inkar eden bütün
                 fikir ak›mlar›na da temel teflkil etmifltir. Materyalistler tarihin
                 en eski ça¤lar›ndan beri bütün hak dinlere karfl› cephe alm›fl-
                 lar, bu yolda karfl›lar›na ç›kanlarla mücadele etmifl, halklara
                 zulmetmifl, savafllar ç›karm›fl, her türlü yozlaflman›n en ön
                 safhalar›nda yer alm›fllard›r. Hz. ‹sa da yeryüzüne tekrar

                 döndü¤ünde bu materyalist ve Darwinist anlay›flla mücadele
                 edecek ve Allah'›n izniyle onlara karfl› galip gelecektir.
                      (1) Bediüzzaman, külliyat›nda bu materyalist ak›ma flöy-
                 le dikkat çekmektedir:
                      Tabiiyyun, maddiyyun felsefesinden tevellüd eden bir cere-
                      yan-› Nemrudane, gittikçe ahir zamanda felsefe-i maddiye
                      vas›tas›yla intiflar ederek kuvvet bulup, uluhiyeti inkâr ede-
                      cek bir dereceye gelir... Allah'› inkâr eden o cereyan efradla-
                      r›, birer küçük Nemrud hükmünde nefislerine birer rububi-
                      yet (‹lahl›k) verir. Ve onlar›n bafl›na geçen en büyükleri, is-
   207   208   209   210   211   212   213   214   215   216   217