Page 144 - Allah'ın Renk Sanatı
P. 144

142                    ALLAH'IN RENK SANATI

                 et ki siz ola cak tır. Bir dep rem bir şeh ri ge liş tir mez, ona yı kım ge ti rir. (Charles
                 Darwin, The Origin of Species: A Facsimile of the First Edition, Harvard University Press,
                 1964, s. 179.)
                 Ni te kim bu gü ne ka dar hiç bir ya rar lı, ya ni ge ne tik bil gi yi ge liş ti ren mu -
             tas yon ör ne ği göz lem len me di. Tüm mu tas yon la rın za rar lı ol du ğu gö rül dü.
             An la şıl dı ki, ev rim te ori si nin "ev rim me ka niz ma sı" ola rak gös ter di ği mu tas -
             yon lar, ger çek te can lı la rı sa de ce tah rip eden, sa kat bı ra kan ge ne tik olay lar -
             dır. (İn san lar da mu tas yo nun en sık gö rü len et ki si de kan ser dir.) El bet te tah -
             rip edi ci bir me ka niz ma "ev rim me ka niz ma sı" ola maz. Do ğal se lek si yon ise,
             Dar win'in de ka bul et ti ği gi bi, "tek ba şı na hiç bir şey ya pa maz." Bu ger çek
             biz le re do ğa da hiç bir "ev rim me ka niz ma sı" ol ma dı ğı nı gös ter mek te dir. Ev -
             rim me ka niz ma sı ol ma dı ğı na gö re de, ev rim de nen ha ya li sü reç ya şan mış
             ola maz.

                 Fo sil Ka yıt la rı: Ara Form lar dan Eser Yok
                 Evrim teorisinin iddia ettiği senaryonun yaşanmamış olduğunun en
             açık göstergesi ise fosil kayıtlarıdır.
                 Evrim teorisinin bilim dışı iddiasına göre bütün canlılar birbirlerinden
             türemişlerdir. Önceden var olan bir canlı türü, zamanla bir diğerine dönüş-
             müş ve bütün türler bu şekilde ortaya çıkmışlardır. Teoriye göre bu dönü-
             şüm yüz milyonlarca yıl süren uzun bir zaman dilimini kapsamış ve kade-
             me kademe ilerlemiştir.
                 Bu durumda, iddia edilen uzun dönüşüm süreci içinde sayısız "ara tür-
             ler"in oluşmuş ve yaşamış olmaları gerekir.
                 Örneğin geçmişte, balık özelliklerini taşımalarına rağmen, bir yandan
             da bazı sürüngen özellikleri kazanmış olan yarı balık-yarı sürüngen canlılar
             yaşamış olmalıdır. Ya da sürüngen özelliklerini taşırken, bir yandan da bazı
             kuş özellikleri kazanmış sürüngen-kuşlar ortaya çıkmış olmalıdır. Bunlar,
             bir geçiş sürecinde oldukları için de, sakat, eksik, kusurlu canlılar olmalıdır.
             Evrimciler geçmişte yaşamış olduklarına inandıkları bu hayali varlıklara
             "ara-geçiş formu" adını verirler.
                 Eğer gerçekten bu tür canlılar geçmişte yaşamışlarsa bunların sayıları-
             nın ve çeşitlerinin milyonlarca hatta milyarlarca olması gerekir. Ve bu garip
             canlıların kalıntılarına mutlaka fosil kayıtlarında rastlanması gerekir.
             Darwin, Türlerin Kökeni'nde bunu şöyle açıklamıştır:
                 Eğer  te orim  doğ ruy sa,  tür le ri  bir bi ri ne  bağ la yan  sa yı sız  ara-ge çiş  çe şit le ri
   139   140   141   142   143   144   145   146   147   148   149