Page 353 - Evrim Aldatmacası
P. 353
A D N A N O K T A R ( H A R U N Y A H Y A )
Bugün bir kısım Batı medyasına dikkatli bir gözle bakıldığında, sık
sık evrim teorisini konu edinen haberlere rastlamak mümkündür. Bazı
büyük medya kuruluşları, bir kısım ünlü ve sözde "saygın" dergiler,
periyodik bir biçimde bu teoriyi gündeme getirirler. Kullandıkları üslu-
ba bakıldığında ise, bu teorinin, tartışmaya yer bırakmayacak bir biçim-
de ispatlanmış bir gerçek olduğu izlenimi uyanır.
Bu haberleri okuyan konu hakkında pek bilgisi olmayan insanlar
ise, yapılan propagandanın etkisiyle, evrim teorisinin bilinen herhangi
bir matematik kanunu kadar kesin bir gerçek olduğu yanılgısına kapıla-
bilirler. Bu tür medya organlarının yaptıkları söz konusu haberler,
hemen ülkemizdeki bir kısım ana akım medya tarafından da topluma
aktarılır. Kullanılan üslup klasiktir: "Evrim zincirindeki boşluğu
tamamlayan çok önemli bir fosil bulundu" ya da "Bilim adamları evri-
min kayıp halkasını buldular" gibi cümleler büyük puntolarla basılır.
Oysa ortada ispatlanmış olan hiçbir şey yoktur ki "evrim zincirinin
hayali kayıp halkası" bulunmuş olsun. Delil olarak öne sürülenlerin
tümü, önceki bölümlerde sözünü ettiğimiz türden sahte delillerdir.
Medyanın yanı sıra bir kısım bilimsel kaynaklara, ansiklopedilere,
biyoloji kitaplarına bakıldığında da benzer tabloyla karşılaşmak müm-
kündür.
Kısacası, materyalist güç merkezlerinin denetiminde olan bazı
medya organları ve akademik kaynaklar tamamen evrimci bir bakış açı-
sını korumakta ve bunu topluma telkin etmektedirler. Bu telkin öyle
etkilidir ki, zamanla evrim teorisini bir tabuya dönüştürmüştür: Evrimi
inkar etmek, bilimle çelişmek, somut gerçekleri göz ardı etmek olarak
sunulur. Bu nedenle de, özellikle 1950'lerden bu yana evrimin tamamen
bilimsel delillerle çürütülmesi ve bunların evrimci bilim adamları tara-
fından itiraf edilmesine rağmen, bugün dahi -yerli veya yabancı- bir
kısım bilim çevreleri ile basın organlarında evrimi eleştiren herhangi
bir düşünce bulmak neredeyse imkansızdır.
351