Page 29 - MAKSİMUM BİZ | SAYI 30 | NİSAN 2015
P. 29

“Koordinasyon, işimizin
olmazsa olmazı”
SORUMLU OLDUĞU MÜDÜRLÜKLER ARASINDA BIR AYRIM VEYA ÖNCELIKLENDIRME
YAPMAMAYI TERCIH EDEN ANADOLU SIGORTA GENEL MÜDÜR YARDIMCISI ERDINÇ GÖKALP,
FARKLI GÖREVLERI BIR ARADA YÜRÜTMEDE EN ÖNEMLI UNSURUN KOORDINASYON
OLDUĞUNUN ALTINI ÇIZIYOR.
Öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?
Ben Kuleli Askeri Lisesi mezunuyum. Sonrasında Kara
Harp Okulu’nda işletme ve kısa bir dönem ODTÜ’de aynı
konuda özel öğrenci olarak eğitim gördüm. Silahlı kuv-
vetlerden ayrılırken sigortacılık aklımda yoktu, işletme
bölümünde akademisyen olacağımı düşünmüştüm.
O zamanlar Ziraat Bankası’nın Ankara’da CII yönetiminde
sigortacılık okulu vardı. Yakın arkadaşlarımdan bir tanesi
de oranın ilk öğrencilerindendi, sigortacılıktan onun vası-
tasıyla haberdar olmuştum. Bu bahsettiğim arkadaşımın
etkisi ile farkındalığım arttı ve o tarihlere denk gelen bir
risk yönetim uzman yardımcılığı ilanı ile bugünlere gelmiş
oldum.
Asker kökenli olmanızın size katkısı nasıl oldu?
Sizin söylediğiniz şekliyle “Asker kökenli” bir kişi olarak,
o zamanın koşullarında iyi bir eğitim aldığımı düşünüyo-
rum. Özellikle Kuleli ve Harp Okulu dönemleri benim için
oldukça özeldi. Beni ben yapan hemen her şey o dönem-
den geliyor. Sonradan sigortacılığa özel yüksek lisans
döneminin ve Türkiye Sigorta Birliği’nin sınavla verdiği
Atatürk Bursu ile İngiltere döneminin de etkisi mutlaka
var ama beni ben yapan çoğu şey askeri okul döneminden
geliyor. Tabii eğitim döneminden sonra aradan geçen
zamanda kazandırdığı güzel şeyleri korumak, geliştirmek;
olumsuz yönleri törpülemek, neyin hangi gruba girdiğini
ayırabilmek koşuluyla, hep devam eden edecek olan kişisel
gelişme sürecim.
Birbirinden çok farklı müdürlüklerden sorumlusunuz.
Koordinasyonu nasıl sağlıyorsunuz?
Hangisine daha fazla zaman ayırmanız gerekiyor?
Koordinasyon aslında işimizin olmazsa olmazıdır. Şirket
denilen organizmanın da birbirinden çok farklıymış gibi
görünen parçaları vardır ama özünde hepsi aynı şey için
çalışır. Solunum, kan dolaşımı veya el, kol, ayak, göz ne
derece önemli ise sindirim, bağışıklık veya kalp, ciğerler
de aynı şekilde önemlidir. Birbirinden ne kadar bağımsız
görünse de hepsinin aynı ortak amacı var ki o da dâhil
oldukları organizmayı sağlıklı tutmak yaşatmaktır.
Bu sebeple ben sorumlu olduğum müdürlükler arasında
bir ayrım veya önceliklendirme yapmamayı tercih ederim.
Sonuçta hepsinin bizim kurumsal iş yapış şekillerimizde
bir yeri vardır. Sıkılmamış bir vida bütün bir uçağı düşüre-
bilir.
Anadolu Sigorta’nın Kavacık’a taşınma sürecinde siz
aktif bir rol üstlendiniz. O süreçte neler yaşandı?
Yola ilk çıkarken; çağdaş bir çalışma ortamımız olmasını,
çalışanlarımızın içerisinde kendilerini mutlu hissedecek-
leri, verimliliklerine katkıda bulunacak bir ofis olmasını
istedik ve bu kıstaslar doğrultusunda oluşturduğumuz bir
planı hayata geçirdik.
Kavacık’a gelmeden önce Anadolu Sigorta farklı noktalar-
da faaliyetlerini yürütüyordu. Zaman içerisinde büyüyüp
bulunduğumuz yere sığamaz hale gelmiş, faaliyetlerimizi
farklı yerlerde sürdürür olmuştuk. Sonuçta yeni bir yer
arayışı çok uzun süredir vardı. Sonunda şu anki binamızı
bulduk.
Binamızı bulduktan sonra bu yeni ofisin içerisine nasıl ta-
şınacağımız ve nasıl yerleşeceğimizin çalışmaları başladı.
İşi projelendirdik ve en başından belirlediğimiz bütçeye
ve zamanlamaya uyarak şu anda bulunduğumuz noktaya
geldik. Süreç her şeyiyle yaklaşık 9 ay kadar zaman aldı.
Yani kimin nereye yerleşeceğinden, hangi amaçla, hangi
malzemenin kime yaptırılacağı, nereden alınacağından, ne
zaman teslim edileceğine kadarki tüm aşamalar...
Ancak şunu söyleyebilirim ki, çalışanlarımızın buraya
geldiği ilk pazartesi sabahı, binaya girenlerin yüzlerindeki
o ifadeyi görmek bütün çalışmalarımıza değdi.
maksimumbiz | 27

























   27   28   29   30   31