Page 32 - MAKSİMUM BİZ | SAYI 30 | NİSAN 2015
P. 32
röportaj
Resim konusu
eşimin öğrencisi
olduğum
alanlardan
birisi. Şimdilik
bir bakışta
Ergin İnan’ın ve
“Matmazelin”
(Zerrin Tekindor)
eserlerini
tanıyabiliyorum.
yorumlamak lazım. Öyle görünüyor ki sınırlı
sayıda şirket piyasanın büyük kısmından
ayrışmış durumda. Biz onlardan biri olmaya
devam ediyoruz. Bu geçtiğimiz 7-8 senede
yapmakta olduklarımızın semeresini yakında
daha çok göreceğiz. Şu anda en ciddi değişik-
liklerden birinin kuluçka dönemindeyiz.
Son olarak iş yaşamı haricinde sizi tanı-
mak isteriz. Dansa ve sanata ilginiz oldu-
ğunu biliyoruz. Hatta eskiden şirketimizde
dans kursu verilirken siz de eğitmenlerden
biriydiniz.
Evet dans kursumuz vardı. Esas fikir şirkette
bu konuda bir şeyler bilenlerin bilmeyip de
öğrenmek isteyenlere bildiklerini öğretme-
si idi. Derneğimizin organize ettiği kurslar
böyle başladı: Harmandalını Barış İnan, ho-
ronu Rıdvan Atasoy, salsayı ise eşimle ben…
Sonra öğrenciler öğrendikleri kadarıyla Şile
buluşmalarımızda öğrendiklerini göstermeye
başladılar. Bu hoş bir gelenek haline geldi.
Yalnız o ilk sene benim aldığım şöyle bir ders
var. Aynı kişi olarak horondan sonra harman-
dalı neyse de, harmandalı oynadıktan sonra
üzerine salsa yapmak itibar açısından iyi bir
fikir değilmiş. (Gülüyor)
Resim konusu eşimin öğrencisi olduğum
alanlardan birisi. Şimdilik bir bakışta Ergin
İnan’ın ve matmazelin eserlerini tanıyabiliyo-
rum.
Odamdaki tablonun hikâyesi de şu: Kuledey-
ken bahsettiğim yer sıkıntısı nedeniyle proje
gruplarımızdan birine hiç de uygun olmayan
dar bir yeri tahsis etmek zorunda kalmış-
tık. Proje liderimizle görüşüp bulundukları
ortama hayat versin diye duvarlarına asmak
üzere bir resim sipariş ettik internetten.
Verdiğimiz ölçülerde kocaman bir reprodük-
siyon resim orada proje boyunca asılı durdu.
Bu arada ben de odamı daha etkin kullanmak
için sırtım pencere gelecek şekilde masamı
yerleştirip kendimce bir çalışma havuzu oluş-
turmuştum. Ama yüzüm duvara dönüktü.
Proje bittikten sonra orası kolilerin yığıldığı
bir tür depo gibi kullanılırken ben de resmi
alıp odamda yüzümü döndüğüm duvara as-
tırdım. Resim Matisse’in pencere isimli eseri.
Bu isim bana “niye pencereye ve manzaraya
sırtını dönüyorsun” diyenlere karşı “yüzüm
karşı pencereye dönük” diyerek kendimi
savunma fırsatı da verdi.
Sonrasında eser envanteri güncellenirken di-
ğer odalardaki orijinal tabloların yanında bu
tablo da orijinal zannedilip envantere girmiş.
Sonradan düzelttik tabii ki.
30 | maksimumbiz

