Page 50 - MAKSİMUM BİZ | SAYI 30 | NİSAN 2015
P. 50

sohbet
Sergide içdünyanızı gösterdiğiniz metin-
leri de açıyorsunuz sanat izleyicisine…
Resimleriniz de zaten sizsiniz. Bu sergi bu
anlamda cesur bir sergi. Sanatçının eseri-
ni yaratırken soyunma cesaretini göstere-
bilmesi gerektiğini düşünüyor musunuz?
Sizin yaklaşımınız ne?
Ben tanımlamaları önemsiyorum. Her gün
deseni yeniden tarif etmeye bakarım. Formül
olarak değil ama bir tanımlama olarak ken-
dime tekrar anımsatmak için. Öğrencilerime
de her seferinde resmi bir kere daha tarif
etmeye uğraşırım. Hayatla ilgili meseleler
için de hiçbir zaman otomatik pilota bağla-
maktan yana olmadım. Beklenilmeyene hazır
duruş… Riske açık bir duruş. “Benim resmim
risk resmidir,” dedim. Bunu söyledikten
sonra Türk resminde bu sözü herkes söyledi.
Evet, hepsi için gerçek. Onlara da inanıyo-
rum. Bazı durumlarda hiç kalkışmamaları
gereken işlere girmiş olmalarının çok büyük
risk olduğunu anlamış olmalarından dolayı…
Ama risk başka bir şey. Bünyeyi her türlü
şarta hazırladıktan sonra riske girmektir
önemli olan. Kazara düştüğünüz bir ortamda
48 | maksimumbiz
O kadar
büyük bir sevgin
olmalı ki yaptığın
işe, onu yapmak
halini zaten
arıyorsundur
sen. Resim
yapabiliyorum!
Şu anda resim
yapıyorum! Bunu
bir hayat boyu
götürebiliyorsan,
sen dünyanın en
şanslı adamısın
zaten.
karşılaştığınız risk, risk değil. Hayatla ilgili
konuşmaya kalktığımız zaman, herkesin
söyleyeceği bir sözü var. Tarifi var, hayatı
yaşama biçimi var. Herkesin hayatı çok
ilginçtir kendine göre. Herkesin yaptığı sanat
da aynı derecede önemlidir. Aynı derecede
ilginçtir. Ama bu ilginçler birbirine benzerlik
gösteriyorsa bu sıradanlık demektir. Sıradışı
bir meseleden konuşmaya kalktığımızda olay
zorlaşıyor.
Nedir sıradışı olan?
İşte burada doğuş meselesi giriyor devreye.
Adamın bir şeye yatkınlığı, bir şeye hazır
doğması var. Mozart neye doğdu? Bunu
nasıl izah edebiliriz? Edemiyoruz. O, bilerek
doğdu müziğe! Nasıl oldu? Onu sormayın.
Oldu işte. Resim de öyle. Öyle doğuyor adam.
Meseleleri alış şekli; o meseleleri birleştirme-
si, ayırması; hayatını ona göre ayarlaması…
Bunu anlatmaya kalktığımız an çok zorlaşı-
yor iş. Niye zorlaşıyor? Kabul zorlaşıyor da
ondan. Sıradan bakış bunu kabul etmek iste-
mez ki. Sanat niye Allah’ın cezası bir şeydir
çokları için? Sanatçı neden bir baş belasıdır?

































   48   49   50   51   52