Page 48 - MAKSİMUM BİZ | SAYI 23 | MAYIS 2013
P. 48
Unutulmayacaklar
“Unutulmayacaklar” yazılarının aldığı olumlu
eleştiriler, bu seriye devam etme konusunda yazanı
oldukça cesaretlendirmiş olup, siz değerli okurlara
teşekkürlerini sunar.
Türk Sineması’nın birazdan bahsi geçecek olan bu
dünya güzeli kadınları, aynı erkek meslektaşları gibi
sayısız sıkıntıları aştı. Teknik olanaksızlıklara rağmen
amatör ruhla olağanüstü işler çıkardılar. Her biri
belleğimize kazındı. Yazımızdaki kadınlar sadece
yazanın hafızasında yer tutan kişiler olup, tamamen
şahsi düşünceleri aktarılmıştır.
İşte bu muhteşem kadınlar…
Adile Naşit: Hafize Ana, Turşuların
Kraliçesi, Yüzbinlerce Kuzucuk Sahibi
mükemmel insan. Adile Naşit ismini
duyar duymaz gözümün önüne koridorda
elinde koca çan ile haytalara ezilmemeye
çalışan dünya tatlısı kadın gelir. O haylaz
adamlarına olan sevgisi yüzünden
yasak olan her eyleme alet olan, onlar
üzülüyorsa kendisi kahrolan bir melektir
Adile Naşit. Hababam yıllarından sonra
TV’de biz kuzucuklarına masallar
anlatırken, sanki yanımızdaymış da
bize birazdan sarılıp öpecekmiş hissi
verirdi. Çok erken uğurladık cennete.
Ben küçükken onu Münir Özkul ile evli
zanneder ve ne müthiş bir aile diye
düşünürdüm. Gerçeği öğrendikten sonra
bile benim çocuk zihnimde onlar hala evli
ve 6 çocuklu. Bir kuzucuğu olarak O’nu
çok seviyor ve özlüyorum.
Türkan Şoray: Kuralları hala geçerli
olan bir SULTAN. Selvi boylu, al yazmalı,
Bodrum’un Hakimi ve dünyanın en çok
filmde oynayan kadın oyuncusu. Çok
büyük bir evi ya da bir deposu olmalı,
yoksa bu kadar ödülü, Altın Portakal’ı
nerede saklayabilir bir insan. Filmlerinde
giydiği kostümler bugünlerde AVM’lerde
sergileniyor ve ziyaretçi akınına uğruyor.
Kadir İnanır ile mükemmel bir ikili oldular
ve inanılmaz filmler izlettirdiler bize. 30
sene önce çevirdiği filmlerden bugün
bile bölümü 90 dakikadan oluşan diziler
oluyorsa, Sultan için başka söz gereksiz
olur. Bir filminde olduğu gibi “Tapılacak
Kadın” dır.
Filiz Akın: Zarafet, güzellik ve direnişin
simgesi. Beyaz perdede süzülen bir
kuğu. Özel yaşamında sağlığın önemini
en iyi anlayanlardan biri olarak başlattığı
yardım kampanyaları ile gerçek bir iyilik
meleği olduğunu kanıtlamıştır. Bence
Türk Sineması’nın en güzel kadınıdır.
Kimilerine göre Tanrı’nın hediyesi olan
güzelliği ve naifliği ile ilk başlarda oynadığı
köy kızı/halk kızı rolleri çok uyumlu
olmamasına rağmen, her gördüğümde
hayranlığımı gizleyemediğim bir prenses.
Neriman Köksal: ilk “Fosforlu Cevriye”,
“Afet-i Devran”… Hükümet gibi kadın
tanımlaması en çok Neriman Köksal’a
yakışır. Sinemamızın ünlü hemen her
ismiyle çalışmıştır. İnce uzun ağızlığı
ile tükettiği tütün mamulü, müthiş
kahkahası, masum genç kızlara olan
anaç! tavırları gelir aklımıza ilk düşünüşte.
80’li yıllarda Nuri Alço ve Coşkun Göğen
(tecavüzcü Coşkun) ile birçok filmde rol
almış, bu ikiliyle epey ortaklık/patronluk
ilişkisine girmiştir.
Müjde Ar: 60 yaşına gelmemiş olmasına
rağmen yazanın torpil kontenjanından
listemizdedir. Belki de canım ülkemin en
hareketli, en heyecanlı, en deli kadınının
kızıdır. Anasına bak kızını al atasözü
bu müthiş anne-kız için söylenmiş
sanki. Teyzem, Ah Belinda, Adı Vasfiye,
Arabesk, İffet aklıma ilk gelen filmleri. Bir
dönem komedi filmlerinde de başarıyla
oynadı. Her rolü başarıyla oynadı aslında.
Hele 80’li yılların ortalarında, o karışık
dönemde oynadığı çarpıcı roller bence
çok radikal girişimlerdir. Bahse girerim
bir filmde boş bir çay bardağını bile oynar
ve gözümüzü alamayız kendisinden.
Fatma Girik: Kocaman mavi gözler…
Girişken, hiç yılmayan, biraz’dan fazla
erkeksi tavırlarıyla büyük bir oyuncu.
Pek zengin şehir kadını rollerinde
göremedik kendisini, genelde Anadolu
kadını tiplemeleri sergilerdi. Bir dönem
siyasetle de ilgilendi ve büyük bir ilçenin
belediye başkanlığını 5 yıl süreyle yaptı.
Daha sonraki “Reality Show” benzeri
bir program sunuculuğu o döneme
uygun bir işti ama beni biraz korkuturdu.
Olumsuzlukları ortadan kaldırmaya
çalışırken sürekli azarlayan süper halk
kahramanı kostümü benim zihnimde
hala kendisine tam uymadı.

