Page 49 - MAKSİMUM BİZ | SAYI 23 | MAYIS 2013
P. 49
Hülya Koçyiğit: Kadın oyuncularımız
arasında bana en hüzünlü görünenidir.
1963’te yani tam 50 yıl önce çevirdiği
“Susuz Yaz” isimli ilk filminde oynadığı
rolle Berlin Film Festivali’nde “Altın Ayı”
ödülünü kazanarak kariyerine müthiş
bir başlangıç yapmıştır. Bu ödül avcılığı
sonraki yıllarda da devam etmiş olup,
halen yerli ve yabancı film festivallerinde
ismi en çok anons edilen kadın
aktrisimizdir. Kurbağalar, Derman gibi
filmleri benim unutulmazlarım arasında
büyük yer tutar.
Ayşen Gruda: Hep komik, hep tatlı,
sürekli heyecanlı. Uğruna evine uçakla
dalınan neşe pınarı. Domates bile onun
neşesi ve güzelliğinden kızarmıştır. Adile
Naşit-Münir Özkul çifti gibi Ayşen Gruda
da benim kafamda hep Şener Şen ile
evlidir. Genelde saf ev kızını oynar ama
mükemmel oynar. Hiç başrol oynamadı
ama belki de gelmiş geçmiş en iyi
yardımcı kadın oyuncudur.
Perran Kutman: Tam bir mizahi bünye.
Trakyalı olabilir, İç Anadolulu olabilir, nereli
olursa olsun, nerede olursa olsun herkesi
güldürebilir. Son dönem filmlerinde
biraz daha güven veren, vücut dilini de
kullanarak biraz otoriter ama kesinlikle
sert olmayan karakterlere hayat verdi.
Gerçek hayatta nasıl bilemiyorum ama
Perran Kutman beni sürekli azarlasa bile
dizine yatasım gelir. Kimseyi kıramaz bir
duruşu vardır, ilkeli ve ilerici bir görüntü
çizer zihnimde.
Nebahat Çehre: Biyolojik olarak 70 yaşına
yaklaştığını kim tahmin edebilir ki? 15
yaşında güzellik kraliçesi seçildikten
sonra fotomodellik ve mankenlik
yaparken gelen teklifler üzerine sinemaya
adım atmış, çok da iyi yapmış. Çirkin Kral
ile evlenmiş ve kendi deyimiyle hayata
bakışında büyük farklılıklar oluşmuş. Son
yıllarda büyük ses getiren TV dizilerinin
en çarpıcı karakterlerini büyük ustalıkla
sunmuştur. Beni en çok etkileyen
özelliği ise müthiş fiziği ve mimiklerini
mükemmel kullanabilmesidir. Hele o
tek kaşını kaldırıp bir bakış fırlatması yok
mu…
Kadınlar her duyguyu bize birçok farklı biçimde yaşatır. Ama
dünyanın en güzel ülkesinde, dünyanın en güzel bu kadınları
sinema vasıtasıyla bizi peşlerinden sürüklediler. Aramızdan
vakitsiz ayrılanlara meleklerin, hala aramızda olanlara da bizim
hak ettiklerinden fazla değer vermesi gereklidir.
Gittikçe kötüye giden koşullara rağmen umutlarımızı canlı tutan
tüm kadınlara, özellikle bu yazıya konu olan sinemacılarımıza
sevgiyle…
Levent KÜTÜKÇÜOĞLU
İç Anadolu Bölge Müdürlüğü

