Page 51 - MAKSİMUM BİZ | SAYI 23 | MAYIS 2013
P. 51

Dumanla atılan imza
Selanikli hemşerileri, güler yüzlü, fazlaca eğlenceye meyilli
insanlar yaşar. Dünyanın ve maalesef ülkemizin birçok yerinde
ayrımcılığa maruz kalan Romanlarla birlikte, hiç kimseyi
ötekileştirmeden huzur içinde... Ve her cümlenin sonuna “be ya”
tamlamasını ekleyerek…
İşte saat on bir gibi vardığımız Kızılağaç köyünde bizi bu
insanlardan biri olan rehberimiz Cumhur’un arkadaşı Çetin Abi,
nam-ı diğer Çeto karşıladı. Köy kahvesi küçük, hava güzel olduğu
için çaylarımızı kahvenin önünde, köy meydanında içtik. Bizi
merak eden herkesle ayrı ayrı selamlaştık. Kızılağaç köyünde
hayvancılıkla uğraşan Çetin Abi uzun yıllar su altı kaynakçılığı
yapmış. Bu sayede birçok ülkeyi dolaşmış. Ayrıca çocukluğundan
beri gerek odunculuk gerek avcılık için gezdiği bölgedeki
ormanları avucunun içi gibi biliyor.
Çetin Abi’yi de yanımıza alarak aracımızla birkaç kilometrelik
bir yolculuktan sonra parkura vardık. Tozluklar takıldı, çantalar
sırtlandı ve yürüyüş başladı. 2-3 kilometre boyunca düz bir
stabilize yoldan ilerleyerek ormana yaklaştık. Hava parçalı bulutlu
ve yağışsızdı. Kısa bir fotoğraf molasının ardından derinlerden
sesi gelen Kerevizdere’ye doğru yamaçtan aşağı inmeye başladık.
Yatağına iner inmez dere bizi küçük, güzel bir şelale ile karşıladı.
İnsana elle yapılmış hissi veren bembeyaz kayalardan oluşan
yatağından usulca akan dere, şelalenin döküldüğü yerde derin
şelalenin döküldüğü yerde derin bir gölcük oluşturmuştu.
Üç adam bir şelale









































































   49   50   51   52   53