Page 26 - MAKSİMUM BİZ | SAYI 48 | KASIM 2020
P. 26

ÇEVRE
Salgın ve İklim
Değişikliği İlişkisi
Covid-19 krizi, dünyanın
küresel bir krize ne kadar
hazırlıksız olduğunu çok
acı bir şekilde gözler önüne
sermiştir. İklim değişikliği,
gelişimi Covid-19 kadar hızlı
olmasa da etkisi çok daha
ciddi sonuçlara yol açacak
bir insanlık sorunudur ve
bilim insanları tarafından
yıllardır uyarılar yapılsa
da etkili eylem konusunda
maalesef yeterince mesafe
alınamamıştır.
2015 yılında pek çok ülkenin
imzaladığı Paris Anlaşması
çerçevesinde iklim değişikliğinin
yıkıcı etkilerinin engellenebilmesi
için küresel ortalama sıcaklık
artışının sanayi öncesi döneme
göre en fazla 1,5°C olması
hedeflenmiştir. Hâlihazırda bu
1,5°C’lik sınırın yaklaşık 1°C’lik
kısmına ulaşılmış durumdadır.
Covid-19 salgını ile birlikte iklim
değişikliği krizi ikinci plana atılmış
gibi gözükse de iklim değişikliğini
tetikleyen karbon emisyonlarının
hızlı bir şekilde önüne geçilmez
ise Covid-19’a benzer salgın
hastalıkların ortaya çıkışı da
hızlanacaktır. Zira iklim değişikliği
ile salgın hastalıklar arasında ciddi
bir ilişki mevcuttur.
Küresel sıcaklıklar arttıkça
insanların ve salgın hastalıkların
kaynağı olan vahşi hayvanların
yaşam alanları birbirine karışmaya
başlamaktadır. İklim değişikliğinin
etkileri Dünya Sağlık Örgütü
(WHO) tarafından oldukça
yakından takip edilmektedir.
Özellikle sıtma ve deng humması
hastalıkları üzerinde yapılan
araştırmalar, küresel sıcaklıklarda
gerçekleşecek 2 ilâ 3 santigratlık
(3°C) bir artışın sıtma kapma
riski altındaki insan sayısını
%3 ile %5 arasında artıracağını
göstermektedir. Bu değerler,
sıtma kapma riski bulunan insan
sayısının birkaç yüz milyon olduğu
anlamına gelmektedir. Böyle bir
felâket ihtimalinin ortaya çıkması
24 maksimum biz
24 maksimum biz
24 maksimum biz
https://bit.ly/escarus
durumunda, hâlihazırda salgından
etkilenen bölgelerdeki “salgın
etkinlik süreleri” de artacaktır.
Küresel iklim değişikliğinin en
büyük yıkıcı etkilerinden biri de
su kıtlıkları olacaktır. Günümüzde
taze su açısından hassas olan
bölgelerde yaşanmaya başlanmış
olan bu problem, nüfus artışı
ve özellikle gelişmekte olan
ülkelerdeki ekonomik büyüme
ihtiyacı sonucunda katlanarak
büyümektedir. İlave olarak iklim
değişikliğinin küresel çapta göçler
üzerinde de ciddi etkileri olduğu
bilinmektedir.
Ekonomik büyüme, nüfus artışı,
göçler ve kentleşmenin aşırı artışı




















   24   25   26   27   28