Page 57 - MAKSİMUM BİZ | SAYI 48 | KASIM 2020
P. 57
Kedi sırtından ağır yaralar
almıştı. Sürüne sürüne kaçmaya
çalışıyordu. Derin derin aldığı
nefesler, hayata tutunma
çabası daha dün gibi gözümün
önünde. Önce mahallemizdeki
veterinere götürdük. Durumun
ciddi olduğunu söyleyip bizi
daha donanımlı başka bir kliniğe
yönlendirdi. İkinci durağımızdaki
veteriner bize, kedinin iç kanama
geçirdiğini, köpeklerin
ana omurgadan
ısırdığını, sinirlerine
ciddi oranda zarar
verdiğini, karaciğer
ve midesinin
yırtıldığını söyledi. 3
gün boyunca hayati
tehlikesi devam
etti ama o inadına
mücadele etti. 1 hafta
sonra ameliyata
alındı. Masrafları
çok yüksekti. Sosyal
medyada başlattığımız
kampanya ile 2 günde
tüm parayı topladık ve
operasyondan başarılı
bir şekilde çıktı. Tek
sorun ise artık ömrü
boyunca felçli bir
evlat olarak kalacak
olmasıydı. Isırıldığı
gün itibariyle Dudu
aslında hayatımıza
giriş yaptı ve bugün
itibariyle 2 yılı
devirdik.
r Onunla yaşamak
hayatınıza neler kattı?
Başlarda çok zordu.
Felçli bir evlada
nasıl bakılacağını
bilmiyorduk. İlk 3-4
ay kadar başımızı
yastığa koyduğumuz andan
sabah kalktığımız zamana kadar
ortalama 9-10 kere uyanıp tuvalet
ihtiyacını, temizliğini sağlamaya
çalışıyorduk. Zamanla onu
bezleyebileceğimizi keşfettik fakat
güne erken başlama durumumuz
asla değişmedi. Dudu sayesinde,
sabahın çok erken saatlerinde
kalkarak yapmak istediğim
birçok şeyi değerlendirecek
zamanı ve disiplini kendime
kazandırmış oldum. Dudu’nun
tutmayan ayakları olmak için
söz verdik. Kendisi de bence
durumunun farkında olduğunu
biliyormuşçasına bize sonsuz
sevgisiyle ve mümkün olduğunca
rahatsızlık vermeden yaşamımıza
ayak uydurdu. Dudu sayesinde
her geçen gün ekstra şefkat ile
dolduk. İyi ki hayatımızda!
Yemek ve sevilmek... Acıktığı zaman
bezini yırtarak bizi ayağa kaldırır ve
ayağa kalktığımızı gördüğü an hızla
yemek kabına doğru yönelir. Tam
anlamıyla işini bilir. Uyuma zamanı
gelince kesinlikle yerde uyumak
istemez, yetişkin bir insan gibi
başını yastığa koyarak uykuya dalar.
Çok geçmeden horlama seslerini
duyarsınız...
Zeki Fikri...
Zeki Fikri’yi de minik
bir yavruyken sokakta
donmak üzere bulup
sahiplenmiştik.
Evimizin yaramaz
oğluşu...
r İsim seçme öykünüz?
Dudu mahallemizin kedilerinden
olduğu için hâlihazırda ismi vardı.
Bizde ismini değiştirmeden aynı
şekilde devam ettik. İsmiyle çok
özdeşleştiği kesin.
r Sizi güldüren, ona has özellikleri
var mı?
Dudu’nun hayattan beklentilerini
iki kelimeyle anlatmak mümkün.
Pelinsu...
Pelinsu kızım Özlem’in
kedisi olup Antalya
sosyetesindendir...
Nefessiz doğmuş ve bir
süre beynine oksijen
gitmemiş. Annesi
tekrar bir doğum
gerçekleştirince oyun
oynamaktan büyük
keyif alan Pelinsu’yu
dövmeye başlamış.
Daha sonra Pelinsu ile
yolu kesişen kızım onu
sahiplenmiş. Kızımın
üniversite hayatı
boyunca ev arkadaşı,
yoldaşı oldu.
Kızımın; sabırlı, şefkatli,
duyarlı olmasında ve
sorumluluk almasında
katkıda bulundu.
Bir yıl önce de okulu
bitirip İstanbul’ a
döndüler. Evimizin
üçüncü kedisi oldu...
Zeki Fikri ile egemenlik kavgaları
devam ediyor. İsmini Starbucks’ta
kahvesini içip mutsuz olan
Pelinsu’dan alıyor... Evimizin
prensesi, kontesi olur. Asillik
konusunda çok fazla rakibi yok
diyebiliriz. Su içmek onun en
büyük keyfi olup kesinlikle çeşme
haricinde hiçbir yerden içmez.
maksimum biz
55

