Page 41 - MAKSİMUM BİZ | SAYI 38 | MAYIS 2017
P. 41
Bir Antik Yunan efsanesine göreyse arzunun ve
tutkunun enstrümanı sayılan gitar, Defne ağacı-
nın gövdesinden yapılmıştır. Hikayeye göre, aşk
perisi Eros tarafından okla vurulan Apollo, genç
peri Daphne’ye aşık olur. Ancak tam tersi etkisi
olan bir okla vurulmuş olan Daphne, Zeus’un
oğlu Apollo’dan köşe bucak kaçmaktadır.
Apollo’nun ona yaklaştığını ve yakalamak üzere
olduğunu gören Daphne, Nehir Tanrısı olan
babasına onu kurtarması ya da başka bir şeye
dönüştürmesi için yalvarır ve Apollo’nun göz-
lerinin önünde Defne ağacına dönüşür. Bunun
üzerine Apollo, Defne ağacından ilk gitarın
öncülü sayılabilecek olan liri yapar.
Sonradan lavtaya (lut olarak da bilinir) dö-
nüşerek gitarın atası sayılan ud, Ortaçağ’da
İspanya’nın Endülüs bölgesinde İslam
Devletleri'nin hüküm sürdüğü dönemde
Avrupa’ya gelmiştir. 15. yy'da Endülüs’teki
Müslüman hakimiyeti sona ermesine rağmen
etkisi uzun süre devam etmiş; bu dönemden
kalma İslam, Sefarad ve çingene kültürlerinin
harmanlanmasıyla oluşan Flamenko günümü-
ze kadar popülerliğini korumuştur.
16. yy'da hem solo hem de eşlik amacıyla
13. yy. İspanyası’na ait bu minyatürde “guitarra
latina” (Latin gitarı) ve “guitarra morisca” (Mağrip
gitarı) isimleriyle anılan iki çalgı görülmektedir.
Rönesans gitarı denilen çalgı kullanılmış;
sonrasında 17. yy'da yerini Barok gitara bırak-
mış; bu ise 18. yy sonlarında Romantik gitara
dönüşerek ömrünü tamamlamıştır. Romantik
gitarın yerini 19. yy'ın son çeyreği ve 20. yy'ın
ilk yarısına damgasını vuran gitar yapımcısı
İspanyol Antonio de Torres’in adıyla anılan
Torres gitarı almıştır. Günümüzde tüm dünya-
da “klasik gitar” ismiyle anılan ve yeni yapım
teknikleriyle üretilen gitarlar kullanılmaktadır.
Gül ağacı, maun, abanoz, ladin gibi birçok farklı
ağacın bir arada kullanılabildiği bu gitarlarda
neredeyse ormanın sentezlendiği düşünülürse
günümüz gitarlarının eriştiği büyülü tını daha
da anlamlı hale gelmektedir.
Andres Segovia ve Modern Gitar Müziğine
Yön Veren Besteciler
20. yy. gitar müziğinin en büyük virtüözü
olarak kabul edilen İspanyol Andres Segovia,
klasik gitar müziğinin bugünkü düzeyine
gelmesinde büyük katkılarda bulunmuş;
birçok bestecinin hayranlığını kazanarak gitar
için birçok eser yazılmasını ve gitarın konser
salonlarındaki yerini almasını sağlamıştır.
8 yaşından itibaren müzikle uğraşmaya
başlayan Segovia, ailesinin “saygın olmadığı”
gerekçesiyle karşı çıkmasına ve hukuk eğitimi
alması yönündeki ısrarlarına rağmen gitarın
büyüsüne kapılmıştır. 1912 yılında henüz 19 ya-
şında ilk kez Madrid’e gittiğinde, burada ünlü
gitar yapımcısı Manuel Ramirez’in atölyesine
yaptığı ziyaret belki de klasik gitarın yazgısını
değiştirmiştir. Segovia’nın atölyedeki bir
gitarı çalışına hayran kalan Ramirez, gitarı ona
vermek istemiş ancak Segovia parası olmadığı
için bunu alamayacağını söyleyerek reddet-
miştir. Bunun üzerine “Delikanlı, lütfen bu
gitarı al ve çalmayı asla bırakma. Ücretini bana
parayla değil, klasik gitarı meşhur ederek öde-
meni istiyorum.” diyerek Segovia’ya İspanyol
klasik gitarının gelecek 30 yıllık serüveninde
eşsiz bir rol oynayarak kendisine eşlik edecek
olan enstrümanı vermiştir.
İlerleyen yıllarda Segovia Avrupa, ABD
ve Güney Amerika’da gerçekleştirdiği ve
büyük başarı sağlayan konser turneleriyle,
dikkatleri hem kendi üzerine hem de solo
konser enstrümanı olarak klasik gitarın
üzerine çekmeyi başarmıştır. Segovia, gitara
başladığında gitarın sanat icrası için değil,
Andres
Segovia’nın
gençliği
popüler eğlencelerde şarap ve kadınlarla
birlikte şarkılara ve dansçılara eşlik etmek için
kullanıldığını ifade etmektedir. Çalgı üzerindeki
algının değişmesiyle gitar, tüm dünyada büyük
konser salonlarında kendisine yer bulan bir
çalgıya dönüşmüştür.
Segovia, çocukluğunda içinde yeşeren müzik tohu-
munun 10 yaşında Granada’daki Elhamra Sarayı’nı
ilk kez gördüğünde ekildiğini düşünüyor.
Geçmişte sadece gitarist kökenli bestecilerin
eser verdiği ve büyük ölçüde İspanyol etkisin-
de olan gitar müziği, 1920 sonrasında Andres
Segovia’nın girişimleriyle gitarist olmayan ve
daha çok senfonik eserler veren bestecilerin
katkılarıyla, büyük form ölçekli, melodik ve
armonik açıdan zenginleştirilmiş eserlerle ge-
nişlemiştir. Segovia bu durumu, “Ben başladı-
ğımda gitar bir kısır döngü içindeydi; gitar için
yazan besteci yoktu, çünkü virtüöz gitaristler
yoktu.” diyerek açıklamaktadır. Gitar müziğinin
kanıksanmış İspanyol olma özelliği bu süreçte
kırılıp Meksikalı, İtalyan, Brezilyalı ve Polonyalı
bestecilerin eserlerinin seslendirilmesiyle
evrensel bir boyuta taşınmıştır. Bir zamanların
MAKSİMUMBİZ 39

