Page 6 - BODRUMDergi | ŞUBAT 2026 | SAYI:18
P. 6

GÜNDEM GÜNDEM
BIR GÜNÜN TARIHTEN KALBE YOLCULUĞU:
14 ŞUBAT
o
SEDA KÜÇÜK
Takvim yapraklarında 14 Şubat yazdığında; çoğumuzun aklına kırmızı güller, kalp şeklinde çikolatalar ve
aceleyle seçilmiş hediyeler gelir. Oysa Sevgililer Günü, bugünkü tüketim ritüellerinin çok ötesinde, yüzyılları
aşan bir hikâyenin mirasıdır. 14 Şubat sadece aşkı değil; direnişi, inancı ve insanın sevme cesaretini de taşır.
Bir İsyanın Aşka Dönüşen Hikâyesi
14 Şubat’ın kökeni, Roma
İmparatorluğu’nun sert ve disiplinli
dönemlerine uzanır. Rivayete göre;
İmparator II. Claudius, askerlerin
evlenmesini yasaklar; çünkü ona
göre evli erkekler savaş meydanında
yeterince cesur değildir. Bu yasağa
karşı çıkan bir din adamı vardır:
Valentine. Genç âşıkları gizlice
evlendirdiği için yakalanır ve 14 Şubat
günü idam edilir. Efsaneye göre,
Valentine ölmeden önce gardiyanın
kızına bir mektup yazar ve altına şu
notu düşer: “Senin Valentine’ından.”
Bugün hâlâ kartlarda gördüğümüz
bu ifade, belki de tarihin en eski aşk
imzasıdır.
Pagan Ritüellerden Ruhsal Bağlılığa
Ancak Sevgililer Günü’nün hikâyesi tek
bir figürle sınırlı değildir. Antik Roma’da
şubat ayı, doğanın yeniden uyanışını
ve arınmayı temsil ederdi. Lupercalia
adı verilen pagan festivali; bereketi,
bedeni ve yaşamın sürekliliğini
kutsardı. Bu ritüellerde aşk, kutsal ve
dünyevi olan arasında bir köprüydü.
Hristiyanlığın yükselişiyle birlikte bu
pagan gelenekler dönüştürülür; aşk,
bedensel coşkudan ruhsal bağlılığa
doğru yeniden tanımlanır. Valentine
figürü, bu dönüşümün sembolü hâline
gelirken 14 Şubat da eski inançlarla
yeni ahlak anlayışının kesiştiği bir
tarih olur.
Aşkın Şiirle Buluştuğu Çağ
Orta Çağ’a gelindiğinde, 14 Şubat aşkın
edebi bir dil kazandığı bir döneme
girer. İngiliz şair Geoffrey Chaucer,
kuşların bu tarihte eşlerini seçtiğinden
04


















































   4   5   6   7   8