Page 16 - MAKSİMUM BİZ | SAYI 59 | HAZİRAN 2024
P. 16

G ü n d e m
Sürdürülebilirliğin
ABC’si
1
Sürdürülebilirlik veya sürdürülebilir
kalkınma en yaygın kullanımıyla
‘gelecek kuşakların kendi ihtiyaçlarını
karşılayabilme imkânlarını tehlikeye
sokmadan bugünkü kuşakların
ihtiyaçlarını karşılamak’ olarak
tanımlanmaktadır. Sürdürülebilirlik
bağlamında ilk akla gelen konular;
iklim değişikliği, kaynak tüketimi
gibi çevresel konular olmakla birlikte
toplumsal ve ekonomik konular da
yer alıyor. Sürdürülebilirliğin ABC’si
serisinde konu ile ilgili kavramları
tanıtmak istiyoruz.
Avrupa Yeşil Mutabakatı: Avrupa
Birliğini; kaynakları etkin
kullanan, rekabetçi ve modern
bir ekonomiye dönüştürmeyi
hedefleyen mutabakattır. AB
Komisyonu Aralık 2019 tarihinde
“Yeşil Mutabakat” ile çevre ve
iklim koruma için kapsamlı bir
program sunmuştur. Programın
ana hedefi; 2050 yılına kadar
karbon nötr bir Avrupa yaratmak
ve döngüsel ekonomiyi her
alanda teşvik etmektir. Program
ile sera gazlarının 2030 yılında,
1990 yılı baz alınarak yüzde
55 azaltılması öngörülmüştür.
Ayrıca 2030 yılında yenilenebilir
enerjinin payını yüzde 40’a
yükseltmek amaçlanmış ve
ek olarak ulaşımda elektrikli
araçların yaygınlaştırılmasının
desteklenmesi kararlaştırılmıştır.
Azaltım: Sera gazı emisyonlarını
azaltmak veya önlemek için
hükümetler, şirketler ve insanlar
tarafından alınan her türlü önlemi
ifade eder. Azaltım örnekleri
arasında; rüzgâr ve güneş gibi
yenilenebilir enerjilere geçiş,
karbonsuz ulaşıma yatırım,
sürdürülebilir tarım ve arazi
kullanımının teşvik edilmesi,
yutak alanların artırılması için
ağaçlandırma faaliyetleri ve
tüketim alışkanlıkları ile beslenme
davranışlarının değiştirilmesi var.
Biyoçeşitlilik: Belirli bir alandaki
genetik, tür ve ekosistem
farklılıklarının çeşitliliğini ifade
etmektedir. Biyoçeşitlilik,
yeryüzünde bulunan milyarlarca
benzersiz canlı organizmayı ve
aralarındaki etkileşimleri ifade
eder. Yaşam için hayati öneme
sahip bu çeşitlilik, sürekli tehdit
altındadır. Olumsuz gelişmeler
genelde; toprak, su, hava kirliliği,
ormanların yok edilmesi, çarpık
kentleşme, aşırı avlanma, iklim
değişikliği vb. durumlardan
kaynaklanır. Biyoçeşitlilik terimi,
sadece birçok farklı türü değil
aynı zamanda kendine özgü
türler ve ekosistemler içindeki
genetik çeşitliliği de kapsar.
Biyolojik çeşitliliğin korunması
konusu BM bünyesinde, küresel
çapta ele alınmış ve Biyolojik
Çeşitlilik Sözleşmesi kabul
edilmiştir. Sözleşme; biyolojik
çeşitliliğin korunması, biyolojik-
genetik kaynakların akılcı kullanımı
ve doğacak faydaların adil ve
eşit paylaşımı ile sürdürülebilir
kullanımı konusuna bütünsellik
getirmektedir.
BM Küresel İlkeler Sözleşmesi:
Dünyadaki en büyük kurumsal
sürdürülebilirlik girişimidir.
160’ın üzerinde ülkede 20 binin
14 | maksimumbiz
üzerinde üyesi ile dünyanın en
büyük kurumsal sürdürülebilirlik
inisiyatifidir. 2000 yılında
çalışmalarına başlamıştır. Kuruluş,
dünya çapındaki şirketlerin
stratejilerini ve operasyonlarını
insan hakları, çalışma standartları,
çevre ve yolsuzlukla mücadele
alanlarındaki “10 İlke”ye
uyumlu hale getirmeleri için
destekler. Aynı zamanda
BM Sürdürülebilir Kalkınma
Amaçları‘na ulaşılabilmesi için iş
dünyasına liderlik eder. 10 İlkesi:
1> İş dünyası, ilan edilmiş insan
haklarını desteklemeli ve haklara
saygı duymalı. 2> İş dünyası,
insan hakları ihlallerinin suç
ortağı olmamalı. 3> İş dünyası,
çalışanların sendikalaşma ve
toplu müzakere özgürlüğünü
desteklemeli. 4> Zorla ve zorunlu
işçi çalıştırma uygulamasına son
verilmeli. 5> Her türlü çocuk işçi
çalıştırılmasına son verilmeli.
6> İşe alım ve işe yerleştirmede
ayrımcılığa son verilmeli. 7> İş
dünyası, çevre sorunlarına karşı
ihtiyati yaklaşımları desteklemeli.
8> Çevresel sorumluluğu artıracak
her türlü faaliyete ve oluşuma
destek vermeli. 9> Çevre dostu
teknolojilerin gelişmesini ve
yaygınlaşmasını desteklemeli.
10> İş dünyası, rüşvet ve haraç
dahil her türlü yolsuzlukla
savaşmalıdır.
DEVAM EDECEK >>>
   14   15   16   17   18