Page 10 - MESNEVİ - 1.CİLT
P. 10
• Muhtaç ve müştak müritlerin yalancı, düzenci davalara aldanmaları ve onların Hakka ulaşmış, yüce şeyh sanmaları, veresiyeyi peşinden, hile ile yapılmış çiçeği hakiki, bitmiş ve yeşermiş çiçekten fark etmemeleri...
• Bazan bir mürit, davacı ve yalancı bir şeyhe adamdır diye sadakatle inanır, itikat eder. Bu itikat yüzünden öyle bir makama erişirki şeyhi, o makamı rüyada bile görmemiştir. Bu suretle müride su ve ateş bile zarar vermez. Hâlbuki şeyh zararlıdır. Fakat bu, nadirdir...
• Bedevi’nin, karısına sabretmesini buyurması ve ona sabır ve yoksulluğun faziletini söylemesi...
• Bedevi karısının, kocasına "Lime tekulune ma La tef, alun" denmiştir. Haddinden fazla söz söyleme. Bu sözler doğru olmamakla beraber tevekkül makamı, senin makamın değildir. Makamından ve işinden yukarı söz söylemek, sana ziyan verir. "Kebüre makten indallah" hükmü zuhur eder, diye nasihat vermesi...
• Erkeğin, karısına "yoksullara hor bakma. Tanrının işine noksan isnadetme, kendi yoksulluğunla vehimlenip; hayallenerek yoksulu ve yoksulluğu kınama" diye nasihat etmesi...
• Herkesin hareketi, görüşü, bulunduğu makama göredir. Herkes âleme kendi görüş dairesinden bakar. Mavi cam güneşi mavi gösterir; kırmızı cam kırmızı. Camların rengi olmazsa beyaz olurlar. Beyaz cam, öbür camların hepsinden daha duru gösterir. Hepsinin de başı, imamı odur...
• Kadının yola gelip söylediklerinden istiğfar eylemesi...
• Kadınlar, akıllı kişiye galebe ederler, fakat cahil kişi onlara
galip olur...
• O adamın, kendisini karısına teslim etmesi. Kadının istek ve
itirazını, hakkın emri bilmesi; dönen bir şeyi bir döndürenin
bulunduğu, her bilene göre aklen sabittir...
• Zehirle panzehir, zulmetle nur nasıl Tanrı dileğine müsehharsa
Musa ve Firavun da Tanrı dileğine müsehhardır. Firavunun, şerefine halel gelmemeli için Tanrı'ya yalnızca müracaat...


































































































   8   9   10   11   12