Page 31 - MESNEVİ - 1.CİLT
P. 31
155. Zıplar, zıpladıkça da diken daha kuvvetli batar. Dikeni çıkarmak için akıllı bir adam lâzım.
!
Eşek, dikeni çıkarabilmek için can acısı ile çifte atar durur ve yüz yerini daha yaralar.
!
O diken çıkaran hekim, üstaddı. Halayığın her tarafına elini koyup muayene ediyordu.
!
Halayıktan hikâye yoluyla dostların ahvalini sormaktaydı.
!
Kız, bütün sırlarını hekime açıkça söylemekte, kendi durağından, efendilerinden, şehrinden ve şehrinin dışından bahsetmekteydi.
!
160. Hekim, kızın anlatmasına kulak vermekte, nabzına ve nabzının atmasına dikkat etmekteydi.
!
Nabzı, kimin adı anılınca atarsa cihanda gönlünün istediği odur(diyordu).
!
Memleketindeki dostlarını saydı, döktü. Ondan sonra diğer bir memleketi andı.
!
“Memleketinden çıkınca en evvel hangi memlekette bulundun?”dedi.
!
Kız bir şehrin adını söyleyip geçti. Fakat yüzünün rengi, nabzının atması başkalaşmadı.
!
165. Efendileri ve şehirleri birer birer saydı; o yerleri, yurtları, oralarda geçirdiği zamanları, tuz, ekmek yediği kişileri tekrar tekrar söyledi.
!
Şehir şehir, ev ev saydı döktü, kızın ne damarı oynadı, ne çehresi sarardı.


































































































   29   30   31   32   33