Page 39 - MESNEVİ - 1.CİLT
P. 39
Çocuk hacamatçının neşterinden titrer durur, esirgeyen ana ise onun gamından sevinçlidir.
!
245. Yarı can alır, yüz can bağışlar. Senin vehmine gelmeyen o şey yok mu? Onu verir.
!
Sen kendince aklından bir kıyas yapmaktasın ama çok, pek çok uzaklara düşmüssün; iyice bak!
!
Bakkal ve dudunun hikâyesi, dudunun dükkândaki gülyağlarını dökmesi
!
Bir bakkal vardı, onun bir de dudusu vardı. Yeşil, güzel sesli ve söyler duduydu.
!
Dükkânda dükkân bekçiliği yapar; bütün alışveriş edenlere hoş nükteler söyler, lâtifeler ederdi.
!
İnsanlara hitap ederken insan gibi konuşurdu, dudu gibi ötmede de mahareti vardı.
!
“Efendisi, bir gün evine gitmişti. Dudu, dükkânı gözetliyordu.
!
Ansızın fare tutmak için bir kedi, dükkâna sıçradı. Duducağız can korkusundan,
!
250. Dükkânın başköşesinden atıldı, bir tarafa kaçtı; gülyağı şişesini de döktü.
!
Sahibi, evden çıkageldi. Tacircesine huzuru kalple dükkâna geçti oturdu.
!
Bir de baktı ki dükkan yağ içinde, elbisesi yağa bulaşmış. Dudunun başına bir vurdu; dudunun dili tutuldu, başı kel oldu.

