Page 170 - SEDEF - Hz.Mevlana'dan İnciler
P. 170
!
!
Mevlana ay ışığı gibidir;
Ancak aydan süzülüp geçmedikçe,
Varlığım, güneşinin ışığına gözler dayanamaz. Güneş’in nuruna ve parlaklığına bakışlar dayanamaz. Ay Güneş’e erişemez, Güneş Ay’a ulaşmadıkça.
!
Ant olsun ki, Mevlana’nın yüzünü görmek, bizim için mutluluktur. Hz.- Muhammed’i (s.a.v) görmek dileyen, gitsin Mevlana’yı görsün. Rüzgarla dalgalanan çimenler gibi, kendini zorlamadan onun önünde eğilsin. Bu- nun aksine davranmak isteyen de, dilediği gibi yaşar. Mevlana’yı bulana ne mutludur! Ben kimim? Ben bir kere buldum, ben de mutluyum. Eğer inancından kuşkun varsa, o, en kestirme yoldan kuşkularını giderir. Biz şüphemizden dolayı bunu istiyoruz ki, bir zaman ondan hoşlanasın; bir zaman da, sana soğukluk gelsin. Bu bir iş hesabı değildir, dostluk hesabı da değildir. Bu yol o tarafa giden kestirme yoldur.
Bugün mana denizinin dalgıcı Mevlana’dır. Ben ise tacirim. Yani o incile- ri alıcıyım.
Dostluk, Mevlana’yı gördükten sonra nefsini öldürmektir. Ta ki, onu bir daha bulamadık, öldü desinler.
!
Kimdir o? Hayat kaynağı eş öldü dedi!
Kimdir o? Ümit söndü, ateş öldü dedi... Mel’un, dama çıktı yumdu bir an gözünü, Düşmandı ya o Dosta “Bak, güneş öldü” dedi...
!
Allah’a andolsun ki, bizim elinden kapıp kaldırdığımız o yiğidi, Allah so- nunda yine bizden alacaktır.
! !
!170

