Page 23 - Yürüyüş Dergisi 26. Sayısı
P. 23

SORUN: Söylemekle Yetinmek
        S SORUNLAR / ÇÖZÜMLER
                                                              ÇÖZÜM: Koşulları Devrimcileştirmek
        SORUNLAR / ÇÖZÜMLER                                             ve İkna Etmek

           Söyledim, yapmadı.                              de bu doğruları tasdik etmesi, yetmez; yapması için duygusal
           Söyledim, gelmiyor.                             olarak da ikna etmemiz gerek.
           Çok anlattım ama kendini değiştirmiyor.            “Devrimcilik memuriyet değildir. Bir hesap kitap, ölçme,
           Buna benzer yakınmalarımız, şikayetlerimiz çoktur.   tartma faaliyeti değildir.” Öyleyse, ikna için o ruh halini
                                                           yaratabilmeliyiz.
           Fakat bu yakınmalar, bilimsel değildir.
           Çünkü yine hepimiz biliriz ki söz yetmez çoğu zaman.
                                                              EĞİTİM, olmazsa olmazdır. Sorunun kaynağındaki
           Dolayısıyla, şu veya bu konuda bir sorun yaşayan, şu
        veya bu konuda zaaflarında ısrar eden bir insanımız söz  neden ne ise, onu bir eğitim konusu olarak ele almalıyız.
                                                           Üç gün mü gerekir, üç hafta mı, o zaman kesinlikle gereklidir
        konusu olduğunda,
                                                           ve boşuna değildir.
           “söyledim”, “anlattım” demek bir şey demek değildir.
                                                              Eksikliği anlatırız ve karşımızdaki de kabul eder; eksikliğe
           Söylemiş ve anlatmış olmak, üzerimize düşeni yapmış
                                                           yol açan nedeni bulmalı ve o nedeni ortadan kaldıracak bir
        olmak değildir.
                                                           eğitim yapmalıyız.
           Söylemek farklıdır, ikna etmek farklıdır.
                                                              Tembellik mi söz konusu: “Tembellik olumsuz bir dav-
           İkna etmek farklıdır, ikna olduğunu yapar hale
        gelmesi farklıdır.                                 ranıştır” demek bir anlam ifade etmez. Neden tembel? Bunu
                                                           bulur ve onun üzerinden hareket ederiz.
           Bir insanın değişimini sağlamak için, söylemek, ilk adımdır.
           İkinci adım: İKNA’dır,
                                                              KOŞULLARI DEVRİMCİLEŞTİRMELİYİZ:
           Üçüncü adım; EĞİTİM’dir.
                                                           Eğer bir yerde, iddiasızlık, moralsizlik hakimse, orada
           Dördüncü adım; KOŞULLARI DEVRİMCİLEŞTİR-
                                                           kişisel sorunlar artar, mücadeleyi bırakma eğilimleri güçlenir,
        MEKTİR.
                                                           kaytarma yaygın davranış haline gelir. Ortam ve koşullar,
                                                           bazen birçok insanımızın eksikliklerinin, zaaflarının açığa  Sayı: 26
           DUYGUSUL İKNA önemlidir. Bir insana bir
                                                           çıkmasına, onun belirleyici özelliği haline gelmesine yol  Yürüyüş
        şeyi anlattığımızda, aslında ikna olup olmadığını görürüz
                                                           açabilir. Çözüm, koşulların devrimcileştirilmesindedir. Ortam 6 Ağustos
        genellikle.  Ya kendisi söyler, ya gözleri, sözleri, bakışı,                                            2017
                                                           ve koşullar devrimcileştirildiğinde, o eksikliklerin ve zaafların
        duruşu anlatır.
                                                           düşündüğümüzden çok daha büyük bir hızla değiştiğini,
           İkna etmeliyiz. İkna etmek, sadece tekrar tekrar anlatmak
                                                           düzeldiğini görürüz.
        değildir.
                                                              Devrimcileşen koşullar, insanlarımızın duygularını
           Öncelikle, eksikliğin, zaafın, sorunun nedenlerine inmektir.
        Nedenini anlamazsak, çözüm doğrultusunda hiçbir şekilde  harekete geçirecektir. Aklını, mantığını güçlendirecektir.
        ikna edemeyiz.                                        “Sadece bilimsel bilgi yetmez.
                                                              Sorunun ahlaki boyutunu anlatmak gerekir.
           İdeolojik olarak ikna etmeliyiz. Bunu yapamadığımızda,
        ilkeleri, kuralları hatırlatmak işe yaramaz. İlkelere, kurallara  Ahlak düzeltir.
        uyulması, ideolojik olarak onlara ikna olduğumuzda mümkündür.   Sorunun duygu boyutunu anlatmak gerekir.
                                                              Bu estetize eder.
           Doğruyu söyledik. Yetmez. Doğruyu hayata geçirmesi
                                                              Sorunun adalet boyutunu anlatmak gerekir.
        için koşulları oluşturmalıyız. Doğruyu hayata geçirmesi
        için onda bir ruh, coşku oluşturmalıyız.              Bu vicdanlı kılar.”
                                                              Sonuç olarak, söyledim yapmadı, çağırdım gelmedi
           Buna aynı zamanda duygusal ikna diyoruz.
                                                           noktasından çıkmalıyız. Bilimsel olmalıyız. Emek vermeliyiz.
           “Doğru bilgi  söylenince, karar alınınca”
                                                           Eksiklik, zaaf içine düşen, mücadeleden uzaklaşan insanla-
           hemen doğru davranışa dönüşmez.
                                                           rımızın yeniden ayağa kaldırılmasını, kendimiz için bir
           bu bakış mücadelenin heyecanını, romantizmini ve da-  görev ve sorumluluk saymalıyız. Kimseyi düzene terk et-
        vaya bağlılığı öldürür.
                                                           meme iddiasına sahip olmalıyız. Bu iddiaya sahip oldu-
           Bir ruh kazandırmak gerekir.                    ğumuzda, “söyledim gelmedi” kolaycılığına kapılmadan
           Yani anlattıklarımızın çok doğru olması ve karşımızdakinin  sorunları çözmeye, insanlarınızı kazanmaya çalışırız.

                               Dergimizin 26. sayısının yayınlandığı 6 Ağustos 2017 günü;
                            *KEC- Nuriye Gülmen ve Semih Özakça açlık grevlerinin 151. günündeler
                        *Malatya’da direnen KEC’liler ve İstanbul Cevahir AVM önünde direnen Nazife Onay,
                         direnişlerini Ankara Yüksel Caddesi’ne taşıdılar, Yüksel Direnişi 271. gününde
                                    *Esra Özakça açlık grevi direnişinin 76. günündeler
                                     *KEC- Düzce Alev Şahin direnişinin 167. gününde
                                        *Mehmet Güvel açlık grevinin 36. gününde

                            Bulunduğumuz Her Yer Direniş Alanıdır!                                             23
   18   19   20   21   22   23   24   25   26   27   28