Page 34 - Yürüyüş Dergisi 26. Sayısı
P. 34

yataklarının yok edilip yapılaşması ile
                                                                                 sel felaketlerinin artması arasında da
                                                                                 doğrudan bir ilişki bulunmaktadır. Sanayi
                                                                                 Bakanlığı Çimento Sektör Raporu ve
                                                                                 İklim Değişikliği Risk Yönetimi Rapor-
                                                                                 larına göre; ülkemizde 1990 yılında 24.4
                                                                                 milyon ton çimento üretilip 22.7 ton tü-
                                                                                 ketilirken, 19 sel felaketi yaşandı. 2005
                                                                                 yılında ise 42.8 milyon ton çimento
                                                                                 üretilip 35 milyon ton tüketildi ve 81 sel
                                                                                 felaketi yaşandı. 2015’e geldiğimizde
                                                                                 ise 78 milyon ton çimento üretildi, 62
                                                                                 milyon ton tüketildi ve tam 249 sel
                                                                                 felaketi yaşandı. 2023’te ise 100 milyon
                                                                                 ton çimento üretimi ve 80 milyon ton
                                                                                 tüketim hedefleniyor. Bu durumda ülke-
                                                                                 mizde çok daha fazla sayıda sel felaketi
                                                                                 olması kaçınılmaz olacaktır.
                                                                                    Şiddetli sağanak yağış, dolu yağışı;
                                                                                 doğa olaylarıdır. Tıpkı deprem gibi, yıl-
              çaptaydı. Özellikle birkaç gündür havanın  ağacı kesti, 2B yasasıyla ormanları talan  dırım gibi, fırtına gibi. Bu doğa olaylarının
              35 derecenin üzerinde seyretmesiyle ve  etti. Kuzey Ormanları’nı talan etti, şehrin  “doğal afet”e dönüşmesi ise kendiliğinden
              anormal sıcaklık farklarından dolayı bu  akciğerlerini söktü. Parkları, yeşil alanları  olmaz. Bunun sebebi, iktidarların halkın
              miktarda ve sertlikte dolu yağışı  AVM’lere, rezidanslara, köprülere, duble  canını düşünmemesidir. Bu doğa olay-
              yaşandı.Yağış öncesi rüzgar olması da  yollara dönüştürdü. Yüzlerce dere kuru-  larının olma ihtimaline karşı, hiçbir önlem
              durumu olumsuz etkiledi.”         tuldu, üzerilerine yollar yapıldı, yataklarına
      Sayı: 26                                                                   almamasıdır. Kendilerinin ve yandaşlarının
                 İBB, Ulaştırma Bakanlığı ve Meteo-  binalar yapıldı.            cebini daha fazla doldurmak istemesidir.
      Yürüyüş
              roloji Genel Müdürlüğü’nün açıklama-  Orman ve Su İşleri Bakanı  Veysel  Benzer örnekleri 2011’de İstanbul’da
      6 Ağustos
      2017    larında İstanbul’da hayatın felce uğra-  Eroğlu’nun 1997 yılında İSKİ Genel  Ayamama Deresi’nin taşıp 31 insanımızı
              masının tek nedeninin, olağandışı miktarda  Müdürlüğü yaptığı dönemde hazırlanan  katletmesinde, 2012’de Samsun’da Mert
              yağış olması gösteriliyor. Bunun ola-  bir raporda, İstanbul’daki 174 derenin  Nehri’nin taşması sonucu, dere yatağına
              ğanüstü bir durum olduğu bu miktarda  58’in çok tehlikeli olduğu belirlenmiş  kurulan ve TOKİ evlerinde yaşayan 9
              yağışın çok nadir olabileceği belirtiliyor,  ve buraların acilen boşaltılıp kurtarma  insanımızın katledilmesinde gördük. Er-
              şiddetli yağış “doğal afet” olarak adlan-  çalışmaları yapılması gerektiği belirtil-  doğan Bayraktar, TOKİ başkanlığı dö-
              dırılıyor ve “biz uyarılarımızı yaptık”  mişti. Bu rapordan 20 yıl sonra ise, Eroğ-  neminde övüne övüne tanıttığı  TOKİ
              deniliyor. Yani devlet, 15 milyon insanın  lu’nun bakanlığı döneminde, raporun  evleri ile ilgili, Samsun’daki sel ve katliam
              yaşadığı bir kentte hayatın durması ile  tam tersine tüm bu derelerin yatakları,  sonrası hiç utanmadan “yer seçiminde
              ilgili hiçbir sorumluluk üstlenmiyor. Aynı  yapılaşmaya açılmış durumda.  hata olduğunu sanmıyorum” demişti.
              mantık; olmamasını dilediğimiz olası bir  Ayrıca yeterince yeşil alanın olduğu  İşte bu şekilde, “doğal afet”, “fıtrat”,
              büyük depremde yaşanabilecek kayıplar  bir kentte yağmur suyunun %40’ı, ağaç  “kader” diye halka yutturururlar kendi
              ile ilgili şunları diyebilir: “Bu şiddette  yaprakları tarafından tutulup yere düş-  kar hırslarının sonuçlarını. İşte kapitalizm,
              bir deprem, yüz yılda bir oluyor. Bu  meden buharlaşır.  Yere düşen suyun  bu nedenle açgözlüdür, yalancıdır, iki-
              kadar şiddetli olacağını, bu kadar kayıba  %25’i bitki örtüsü tarafından emilir,  yüzlüdür.
              yol açacağını biz de düşünmüyorduk.  %25’i ise derinlere sızar. Geriye kalan  18 ve 27 Temmuz’da yaşanan bu fe-
              Biz depremle ilgili uyarılarımızı yapmıştık,  %10’luk kısım ise doğal mecrasında  laketler, aynı zamanda AKP’nin krizini
              ilgili kurum ve kuruluşları bilgilendir-  akışa dönüşür. Bitki örtüsünün yerine  de somut bir şekilde göstermektedir. 9
              miştik”...                        beton veya asfalt döşendiği zaman ise  gün arayla gerçekleşen, toplam 1 saat
                 İstanbul’da 9 gün ara ile yaşanan şid-  suyun %30’u buharlaşırken, emilen ve  süren 2 yağış sonrası 15 milyonluk bir
              detli yağışlar ve dakikalar içerisinde tüm  derinlere sızan su miktarı %15’te kalır.  şehirde saatlerce hayat durmuştur. AKP,
              kentin yaşanamaz hale gelmesi; ülkemizde  %55’lik bir kısım ise akışa dönüşür. Bu  bu durum karşısında çaresiz kalmış, çö-
              devletin halkın sorunları, halkın ihtiyaçları  kadar büyük miktarda akış halinde olan  züm üretememiştir. Bu durum; halkı
              için çalışmadığının en açık göstergesidir.  suyun akacağı başka bir yer olmadığı  yoksul, aç bırakan, tüm demokratik hak-
              AKP; İstanbul’un her yanını rant alanı,  için de tünellere, metroya kadar girer.  larını gasp eden, siyasi olarak ömrünü
              beton yığını haline getirdi. “Çılgın” pro-  Duble yollar, duble nehire dönüşür.  bitirmiş bir iktidarın yönetememe krizinin
              jelerini gerekçe göstererek milyonlarca  Ülkemizde orman alanlarının ve dere  geldiği noktayı göstermektedir.


       34     Halkların Tek Kurtuluş Yolu Anti-Oligarşik, Anti-Emperyalist Devrimdir
   29   30   31   32   33   34   35   36   37   38   39