Page 24 - Bana Kavgayı Öğret Usta Kitabı...
P. 24
E-5’te yürürken yolda tanıdıklara denk geliyordu.
Normalde tanıdıklara denk geldiğinde sohbet ediyordu.
Bugün ise sadece kafasıyla selam verip hızlı adımlarla
yoluna devam etti. Aklında tek şey vardı, bir an önce iş
yerinde olmak.
Dün ustası özellikle tembih etmişti. “Sabah işe
erken gitmelisin.” Sabah bir müşterinin geleceğini ve bir
tane numune getireceğini söylemişti.
İlk defa işe geç kalmıyordu, daha önceleri de işe geç
kaldığı, hatta öğleden sonra bile gittiği oluyordu. İş ye-
rinde başka çalışanlar da vardı. Ama ustası ve Ali dışında
numuneyi yapabilecek başka kimse yoktu. İkisinin de iş
yerinde olmaması, müşterinin işi yaptıramadan gitmesi
demekti. Bu düşüncelerle hızlı adımlarla E-5 karayoluna
gelmişti.
E-5’e geldiğinde saat neredeyse ona geliyordu. E-
5’te de insanlar sağa-sola koşturuyordu. İnsan kalabalı-
ğına bakınca, onların da kendisi gibi işe geç kaldıklarını
düşündü. Otobüs durağında biraz bekleyip kalabalığı iz-
ledi, kalabalık her geçen zaman daha da artıyordu. İn-
sanlar öyle bir sinirli görünüyorlardı ki; birbirleriyle
tartışanlar, küfürleşenler, hatta kavga edenler bile olu-
yordu.
İstanbul dünyanın en kalabalık şehirlerinden biriydi.
Belediye otobüsleri İstanbul’da yaşayanları taşımaya yet-
miyordu. Daha çok belediye otobüsü olması gerektiğini
düşünüyordu herkes. Sadece belediye otobüsleri yoktu,
22