Page 31 - Bana Kavgayı Öğret Usta Kitabı...
P. 31
kendisine emanet etmesi ocağa rahat bir şekilde girip
çay alması anlamına gelmiyordu. En iyisi biraz daha bek-
lemeyi düşündü. Biraz daha bekledi. Kahvecinin gelme-
diğini görünce ocağa girip bir bardak çay doldurdu
kendisine. Kahveyi kendisine emanet ettiğine göre çay
ocağından bir bardak çay almasına bir şey demez, diye
düşündü.
Bir zaman sonra kahveci elinde iki gazeteyle geri
döndü. Kahvenin içine girer girmez,
-Seni biraz beklettim, yolda tanıdıklara denk gelince
biraz sohbet ettik. İki tane gazete aldım. Bir spor gaze-
tesi diğeri de her zaman aldığım gazete.
-Olur mu öyle abi, iki dakika beklemenin sözü bile
olmaz. Düşünemedim aslında, gidip benim gazeteleri
almam gerekiyordu, sen gittikten sonra aklıma geldi. Bir
de abi sen yokken çay ocağına girip bir bardak çay
aldım, bilgin olsun.
-Ne demek tabi ki alman iyi olmuş. Bu kahve benim
değil hepimizin. Böyle durumlarda söylemene bile gerek
yok. Biz abi kardeşiz, bir daha böyle şeyler düşünmeni
istemiyorum. İstediğin zaman çay ocağına girip çay ala-
bilirsin.
Ardından gazeteleri Ali’nin masasına bırakıp ocağa
gitti.
İş arkadaşlarıyla bu kahveye sık sık geliyordu. Hatta
öğlen yemek paydoslarında, yemeklerini yedikten sonra
29