Page 32 - Yürüyüş Dergisi 56. Sayısı...
P. 32

Anadolu Kurtuluş Savaşının Çocukları

                 Destan gibi mücadelesini, adi bir hadise ve her gün İçin Yazılan Bir Destandan:
                 olabilir işlerdenmiş gibi anlatıyor.”
                                                                           Uyan yavrum, sabah oldu, kuşlar eyler figânı,
                 Arpacının Ömer:
                                                                           Baban şehid göçdü, artık uyanmanın zamanı
                    Afyonun kahraman savaşçılarından Ömer, kendini
                 feda geleneğinin Anadolu’daki ilklerinden biridir.        Harb-i umumî yakdı seni, ağlatıyor cihanı,
                                                                           Milletime, vatanıma kurban ettim babanı
                    Yoksul ve yetim bir genç olan Ömer, ölen babası arpa-
                 cılıkla uğraştığı için “Arpacının Ömer” diye çağrılırdı.
                                                                           Annem annem babam yok mu?
                    Ömer, kasabanın zenginlerinden Ülfet Ağa’nın bağında
                 bekçilik yapar. O sıralar 15 yaşındadır. Yazmayı bilmez.  Nerde kaldı gelmedi
                 Heceleye heceleye okumayı öğrenmiştir. Bir gün bağda      Gözlerimden akan yaşı, el uzatub silmedi,
                 iken ileriden üç atlının geldiğini görür. Bunlar Kör      Ben büyüdüm, beni görüb muradına ermedi
                 Mustafa, Mestan ve Ali’dir. Arpacının Ömer, bunlardan
                 düşmanın iki günlük mesafede olduğunu öğrenir. Ömer       Uyan yavrum sabah oldu, şafak yeri atıyor,
                 düşmanla savaşmaya karar verir.                           O kahraman babacığın, kan içinde yatıyor,
                    Ertesi gün Armutlu bucağına doğru yol alır. Armutlu’ya  Bütün dünya hançer oldu, ciğerime batıyor.
                 vardığında orada sadece bucak müdürü Mehmet Ali Bey,
                 birkaç askeriyle Mülazım Eşref Bey ve bazı yaşlıların     Annem bana yavrum diyor,
                 kaldığını görür. Düşmanla savaşma isteğini Mülazım Eşref  baban olduysa şehid,
                 Bey’e ileten Ömer, komutandan düşmanı gözetleme görevini  Neden böyle üzülüyor, senin gibi bir yiğit,
                 alır. Yola koyulan Ömer, Çiçekli Dere denilen yerde Afyonlu
                 Çavuş Mustafa’ya rastlar. Çavuş Mustafa cephane sandıklarını  Haydi sen de baban gibi git, düşmanı berbat et
                 askerimize göndermekle görevlidir. Çavuşun yanında karnını
                 doyuran Arpacının Ömer tekrar yola koyulur. Artık düşman
                                                                           Gaziantepli Mehmet;
                 hatlarına iyice yaklaşmıştır. Bir ağaç altında düşman asker-
                                                                           Bir Mektup İçin Bir Can:
                 lerinden birini bulan Ömer hızlı davranarak bu düşman
       Sayı: 56
                 askerini esir alır ve Çavuş Mustafa’ya götürür.               Antep Savunmasının komutanı Kilisli Ömer Bey, silah
       Yürüyüş
                                                                           arkadaşlarına, aralarına yeni bir silah arkadaşı katılacağını
                    Ömer, görevden göreve koşturur. Bu koşturmaca
       4 Mart
                                                                           açıklar. Gelen kişi, on iki yaşındaki Mehmet’tir. Yöreyi
       2018      içinde Çavuş Mustafa’nın ‘düşman sizin oradaki köprüyü
                                                                           avucunun içi gibi bilen Mehmet, daha durup soluklanmadan
                 geçerse durdurulması zor olur’ sözü aklından çıkmaz.
                                                                           yeni görevine koşturur. Aldığı mektubu uzun ve tehlikeli
                 Gece gizlice cephaneliğe giren Ömer, yirmi tane dinamiti
                                                                           bir yolculuktan sonra Davut Çavuş’a ulaştırır. Fakat yaralıdır.
                 yanına alarak yola çıkar. Dinamitleri köprünün altına
                                                                           Mektubu verir vermez canını teslim eder.
                 yerleştirerek beklemeye başlar. Elinde tüfeğiyle düşmanı
                 bekleyen Ömer, düşman köprüye girdiğinde hem fitili       Maraş’lı çocuklar:
                 ateşler hem de düşmana ateş etmeye başlar. Büyük bir
                 gürültüyle patlayan köprü onlarca düşman askerini havaya  “Kahramanlık” Sıfatı En Çok
                 uçurur; Ömer de şehit düşer bu eylemde.                   Onların Hakkı
                    Bugün o köprünün yerinde çelik bir köprü vardır.           Maraş, Anadolu Kurtuluş savaşında birçok şehit veren
                 Köprünün adı da Arpacı Köprüsü’dür. Ömer’in mezarı        şehirlerden biridir. Onların içinde çocuk kahramanlar da
                 da köprünün biraz ilerisindeki bayırın üzerindedir.       vardı. Çoğunun öykülerinin ayrıntıları yok; ama en
                                                                           azından isimleri kalmış o günden bugüne.
                 Ömer’in sorusu:                                               Fındıklıoğlu İbrahim, Sait  Yalçın, Kısakürekzade
                    Kör Mustafa kurtuluş savaşçılarından biridir.          Şahap, Etlioğlu Ahmet Duran, Bombacı Ahmet, Şekerci
                    Ömer, kafasında tam cevap bulamadığı bir soruyu        Ökkeş ve Çuhadar Ali, çocuk yaşta olmalarına rağmen
                 Kör Mustafa’ya sorar:                                     savaşa katılanlardan ismi bugüne kalanların bazılarıdır.
                    “Ağam sen karınca bile incitmez bir insansın, nasıl        Fransız emperyalistleri Maraş’ı işgal ettiğinde, Şekerci
                 olur da kıtır kıtır adam kesersin?”                       Ökkeş de savaşmak istedi. Annesi, “Henüz küçüksün,
                     Kör Mustafa’nın cevabı kurtuluş savaşlarının zorluğunu  seni hemen vururlar oğlum” diyerek onu cepheye gön-
                 ve zorunluluklarını özetler:                              dermek istemedi. Ökkeş, “Ben ölmeliyim ki düşman
                                                                           sizlere ilişmesin” diyerek cepheye katıldı.
                    “Karınca başka şeydir, düşman başka şey Ömer…
                 Bu millet ve vatan için, sen bile günü gelince yüzlerce       Bombacı Ahmet, savaşçılara cephane ve erzak taşı-
                 düşmanı kıtır kıtır doğrayacaksın. Ben bu topraklar üze-  yordu. İhtimaldir ki, ismi de üstlendiği bu görevden ge-
                 rindeki karıncaların bile düşman çizmesi altında ezilmemesi  liyordu. Bombacı Ahmet’in17 yaşında öldüğü biliniyor.
                 için düşman kesiyorum. Vatan için millet için…”               Çuhadar Ali, vurdu, vuruldu, 17 yaşında şehit oldu.



        3 32
                        TERÖR LİSTELERİNİZİ YENİ BESTELERİMİZLE YENECEĞİZ!
   27   28   29   30   31   32   33   34   35   36   37