Page 29 - Yürüyüş Dergisi 11. Sayı
P. 29
S SORUNLAR / ÇÖZÜMLER
Emperyalizm ve faşizmin F Tipi hapishaneler çerçeve-
SORUNLAR / ÇÖZÜMLER sinde geliştirdiği saldırı karşısında oportünizm ve reformizmin
tavrı statükoculuğun, kendini korumacılığın, çatışmaktan
kaçmanın somut örneklerinden biridir. Bu süreç, oportü-
SORUN: Statükoculuk nizmin tümüyle faşizmle uzlaşması, o güne kadar koruduğu
ÇÖZÜM: Yaratıcılık, tüm devrimci değerlerini de terketmesi, devrimci dinamiklerini
tümüyle öldürerek, düzeniçileşmesi sonucunu doğurmuştur.
hep halk için, hep ileri
Oportünizm, devrim ve iktidar iddiasını tümüyle terkederek,
Statükoculuk, değişime reformist Kürt milliyetçiliğinin faşizmle ve emperyalizmle
dönüşüme karşı çıkmaktır. uzlaşma politikalarının peşine takılmıştır. Statükocular, dün
oldukları yerde de değiller artık.
Statükoculuk, bu yanıyla uzlaşmacılıktır. Ne ile uzlaş-
Statükoculuğun, diğer bir özelliği eleştiriye tahammül-
maktır?
Düzenle uzlaşmaktır. Kendi zaaflarınla uzlaşmaktır. süzlüktür. Eleştiriye tahammülsüzlük, değişim karşıtlığı
nedeniyledir. Değişim istemediği için eleştiriye tepki duyar,
Zaman sürekli ileriye doğrudur, statükoculuk, geri olan
statükolarını bozmak istemez. Eleştiriye tahammülsüzlük,
her şeyle uzlaşmaktır.
Statükocu bu yanıyla, zamanı bulunduğu yerde dur- mevcut pratiğini, durumunu sorgulamasını engeller. İler-
lemeyi engeller. Bunun sonucu hatalarda ısrar etmektir.
durmak ister.
Statükoculuk zaafları bir kasaya kilitler ve dokundurtmaz.
Statükoculuk neden ortaya çıkar? Bunun sonucu, devrimciliği de tabuta koymaktır. Hatalarda
Statükoculuk, burjuva ideolojisidir, devrimci saflarda ısrar etmek, statükolarla yaşamak devrimciliği yok eder.
burjuva ideolojisinin etkisi olarak ortaya çıkar. Devrim ancak kendi yaşamımızı düzenin statülerine ve
Devrimcilik, düzenle sürekli ve kesintisiz bir savaştır. çarpıklıklarına yer vermeyecek tarzda devrimcileştirebil-
Bu savaşta sürekli olarak yenilenmek, gelişmek ve kendisi diğimiz ölçüde bize yakındır.
başta olmak üzere, sürekli olarak ileriye bir değişimdir.
Statükocu düzenle savaşta yorgun ve inançsızdır. Peki ne yapacağız?
İddiasızdır. Bu iddiasızlık, devrimi büyütmek için Statükoculuğun karşıtı yaratıcılıktır.
Sloganımız hep halk için, hep ileri olmalıdır.
sürekli bir üretim, yaratıcılık içinde olmak yerine, mevcut Sayı: 11
Bu değişim demektir. Değişim, devrimden yanadır.
durumu koruma eğilimini güçlendirir. Sınırlı bir gelişimle Yürüyüş
yetinmeciliği geliştirir. Bu yanıyla yetinmecidir. İleriye gitmek, devrime gitmektir. Bunun için, devrimci 23 Nisan
her gün kendine bakmalıdır. Bir adım daha ileriye atabildim
Devrimi büyütecek adımlar atmada cüretsizdir. 2017
mi? Yani dün yaptığım şeylerden daha fazlasını yapabiliyor
Kendini değiştirmek için adım atmada cüretsizdir.
Oysa, kendini değiştirmemek, devrimi büyütecek adımlar muyum? Küçük bir adım olsun daha fazlasını yapabiliyorsak,
bu ileriye gelişim demektir.
atmamak, mevcut durumu korumayı bile engelleyecek bir
İleriye gidişin ölçüsü, halktan yana adım atmaktır. Eğer
tutumdur.
Çünkü, varolan ile yetinmek, kendini sınırlamaktır. attığımız değişim adımları, halktan yana ise, bu adımlar
ileriye atılmış adımlardır denilebilir.
Kendini sınırlayanlar, sürekli değişim içinde olan koşullara
İleriye adım atmanın yöntemlerinden biri, eleştiri-öze-
ayak uyduramazlar. Bunun sonucu gerilemektir.
Bu nedenle, statükonun olduğu yerde değişim hep leştiridir. Sürekli olarak kendimizi eleştiri-özeleştiri sürecine
tabi kılarsak, statükolarımızın oluşmasına da izin vermemiş
geriye doğrudur. Oysa biz sürekli ileriyi hedeflemek sınırsız
oluruz. Düzene bizi bağlayan bağlarımızı koparıp atma
olmak zorundayız.
Statükoculuk düzeniçiliktir. olanağını sağlamış oluruz.
Statükoculuğun panzehirinden biri, devrimci dinamizmdir.
Statülerimiz, düzendeki ayaklarımızdır
Sürekli bir devrimci üretkenlik içinde olmak da, statüko-
Statükocu devrimci, devrimci yaşam içinde düzeni
yaşar. Bunun doğal sonucu SAVAŞMA GÜCÜMÜZÜN culuğun önündeki engellerden bir diğeridir.
Statülerle uzlaşmazlık içinde olmalıyız. Uzlaşmaz kişilik
YOK EDİLMESİDİR.
statükoları yıkar, koşullara teslim olmaz. En olmaz denilen
İç ve dış düşmana karşı direnme, çatışma dinamikleri-
mizin YOK EDİLMESİDİR. koşullarda devrimci olanı yapmayı onur meselesi sayar.
Düzenle uzlaşmamayı onur meselesi saymalıyız!..
Bunun sonucu, düşmana adım adım tavizler verilmesidir.
Çünkü sınıflar mücadelesinde durağanlık yoktur. Faşizm, Sonuç olarak;
devrime sürekli bir saldırı içindedir. Faşizmin saldırıları
karşısında devrimci ya faşizmi geriletecek ve ileri adım Statükolara teslim olan değil değiştiren ol-
atacaktır, ya da faşizmin karşısında elindeki statüleri malıyız.
koruma eğilimi, gerilemeye, tavizler vermeye, uzlaşmaya Koşullar bizi statükocu yapmak için çok
çalışmaya yönlendirecek, bu eğilim ise faşizmin sürekli uygun ama biz devrimciyiz diyorsak,
yeni mevziler ele geçirmesine, devrimi geriletmesine neden
olacaktır. koşullara uyan değil değiştiren olmalıyız.
29
BAYRAĞINDA SABOLAR, NİYAZİLER, LEYLALAR, BİLGEHANLAR VAR