Page 146 - Mehdi ve Altın Çağ
P. 146

gerçekleştiğinde Allah görünmez orduları ile ona yardım eder ve Peygamber’in dinini onun elleriyle (onun
               vesilesi ile) tüm dinlere üstün kılar, müşrikler hoşlanmasa bile…”

               • Hz. Mehdi (a.s) uzun bir gaybetten sonra Mekke’de Kabe’nin kenarında zuhur edecektir. Peygamber’in bayrağı,
               kılıcı, sarığı ve gömleği ondadır. Melekler vasıtasıyla ona yardım edilecek, İslam düşmanlarını öldürecek ve
               zalimlerden intikam alacaktır. (Bihar’ul-Envar, c.52, s.279 ve c.53, s.12, İkmal’ud-Din, c.2, s.367)

               • Ayyaşi: Züreys b. Abdülmelik rivayeti, İmam Muhammed Bakır buyuruyor:

               “Bedir günü yeryüzünde Muhammed (S)’e yardım eden, bir daha da bulunmayan melekler, bu işi sahibi (Mehdi)
               ne yardım edinceye kadar başka yardımda bulunmayacaklar, bunlar beş bin tanedir.”

               MEHDİ'NİN ASHABI


               Nerede olsanız, Allah sizi bir araya getirir. Bakara /148

               • Taberi Sagir: Ebu Besir rivayet ediyor. İmam Cafer Sadık buyurdu:

               “Bunu Allah’ın Resulü müminlerin emirine imla etmiştir ve Mehdi’nin ashabının sayılarını ve isimlerini belirleyerek
               kendisine emanet etmiştir.

               … Bedir ehli (savaşçıları)nin sayısı kadar; üçyüz on üç kişidirler. Allah onları bir cuma gecesi Mekke’ye
               toplayacak. O cumanın sabahı hepsi Mescid’ül-Haram’da bir araya geleceklerdir. İşte (söz konusu) ayetin yorumu
               budur… Onlar necip kişilerden, hakimlerden, yöneticilerden ve din bilginlerinden oluşur…”

               • Fazl b. Şazan: Abdullah b. Sinan rivayet ediyor, İmam Cafer Sadık buyurdu:

               “Yataklarından (evlerinden) kaybolanlar üçyüzonüç kişidir, Bedir ehlinin (Bedir savaşına katılan
               müslümanların) sayısı kadardır; Mekke’de sabahlarlar. Allah’ın şu (yukarıdaki) ayeti buna işarettir, onlar Kaim
               Mehdi’nin sahabeleridirler.”

               • Ayyaşi: Cabir b. Yezid Cü’fi, İmam Cafer Sadık’ın şu buyruğunu rivayet etmiştir:


               “Allah’a andolsun ki; aralarında ellisi kadın olan üçyüzon küsür kişi daha önce aralarında sözleşmeden, son
               bahar bulutu gibi bir araya toplanırlar… İşte Allah’ın: “…Nerede olsanız, sizi bir araya toplar…” buyruğu buna
               işarettir.

               • Ayyaşi: Mufazzel b. Ömer rivayet ediyor, İmam Cafer Sadık buyurdu:

               “İmam Mehdi’ye izin verildiğinde Allah’a İbranice’deki büyük adıyla (İbarince isim A’zam ile) seslenir, kendisine
               üçyüzonüç kişilik sahabe gönderilir, son bahar bulutu gibi bir araya toplanırlar. Onlar velayet ehlidirler. İçlerinden
               kimi bir gece yatağından kaybolur Mekke’de sabahlar… Onlar kaybolmuşlardır ve şu ayet onların hakkında
               nazil olmuştur: … nerede olsanız Allah sizi bir araya getirir…”

               • Şeyh Saduk: Abdülazim Hasani rivayet ediyor: Muhammed b. Ali b. Musa (İmam M. Taki)’a; sizin, Muhammed
               Ehl-I Beyti’nin, yeryüzünün, zulüm ve haksızlıkla dolmuş iken adalet ve hakkaniyet ile dolduracak olan Kaim
               olmanızı diliyorum, dedim, buyurdu ki:

               “Allah’ın, kendisiyle yeryüzünü küfür ehlinden temizleyip adalet ve hakkaniyetle dolduracağı Kaim’in dünyaya
               gelişi gizli olur ve insanların gözünden gaip olur… Allah, Bedir ehli sayısı kadar olan üçyüzonüç kişilik
               ashabını dünyanın uzak bölgelerinden bir araya toplar. İşte Allah’ın bu ayeti (yukarıdaki ayet) buna işarettir. O
               (Kaim)’nun bu sayıdaki ashabı toplandığında Allah emrini açıklayacak… Duyuruşu tekmil olunca da Allah’ın
               izniyle onbinkişi (birden) toplanacak…”

               Andolsun, onlardan azabı sayılı bir topluluğa (veya belirli bir süreye) kadar ertelesek, mutlaka: "Onu
               alıkoyan nedir?" derler. Haberiniz olsun; onlara bunun geleceği gün, onlardan geri çevrilecek değildir ve
               alaya almakta oldukları şey de kendilerini çepeçevre kuşatacaktır. Hud /8
               • Kummi: Hişam b. Ammar babasından naklen rivayet ediyor, Hz. Ali bu ayet (yukarıdaki ayet) hakkında
               buyurdu:
   141   142   143   144   145   146   147   148   149   150   151