Page 147 - Mehdi ve Altın Çağ
P. 147

“Sayılı ümmet, Kaim sahabeleridir. Üçyüzonküsür (kişilerdir).”

               • Ayyaşi: Abd’ül-A’la Cebeli rivayeti, İmam Muhammed Bakır buyurdu:

               “Kaim’in ashab üçyüzonküsür kişidir, Allah’a andolsun ki, onlar, Allah’ın kitabında buyurduğu (Hud/8) sayılı
               ümmettirler. Bir saat içinde bir araya toplanırlar, aynen son bahar bulutları gibi…”

               • Tabersi: İmam M. Bakır ve imam C. Sadık buyuruyorlar:

               “Muhakkak ki, sayılı ümmet Mehdi’nin ahir zamandaki üçyüzonküsür kişilik ashabıdır. Bedir ehli gibidirler.
               Son bahar bulutunun kısa sürede bir araya geldiği gibi, bir saat içinde bir araya toplanırlar.”

               • Nu’mani: İshak b. Abdülaziz rivayeti, İmam C. Sadık bu (söz konusu) ayetle, ilgili buyurdu:

               “Azab: Kaim’in zuhurudur, sayılı ümmet: Bedir ehlinin sayısıdır ve (onlar da) Mehdi’nin sahabeleridir.”

               • Dostları yiğit, şecaatli, salih, imanlı kişilerdir, ona itaatte gayretlidirler. Nereye ve hangi işe yönelseler mutlaka
               zafere ulaşırlar... (Bihar’ul-Envar, c.52, s.279 ve c.53, s.12 İkmal’ud- Din, c.2, s.367)

               MEHDİ YERYÜZÜNÜ EŞİTLİK VE ADALETLE DOLDURACAKTIR


               • “Size Mehdi’yi müjdeliyorum; halk birbiriyle anlaşmazlık ve kavga içinde iken gönderilecek ve yeryüzünü, zulüm
               ve haksızlık ile dolmuş iken, eşitlik ve adaletle dolduracaktır.”

               • Fazl b. Şazan: Cabir b. Abdullah Ensari rivayet ediyor:

               “Hayber Yahudisi olan Cündel b. Cünade, Resullullah (S)’ın huzuruna vardı... Dedi ki: İmranoğlu Musa bize; sizi
               ve sizin soyunuzdan vasilerini müjdelemiştir. (Bunun üzerine) Resulullah (S) “Allah sizden inanıp...“ (Nur Suresi,
               55) ayetini tilavet buyurdu. Cündel, “Nedir korkuları?” diye sorunca, (Efendimiz) buyurdu: Ya Cündel! Onların her
               birinin zamanında bir şeytan olur, onlara eziyet eder, sıkıntıya sokar. Fakat Allah Hüccet’e (İmam Mehdi’ye) zuhur
               izni verdiğinde yeryüzünü zalimlerden temizler ve zulüm ve haksızlık ile dolmuşken, adalet ve hakkaniyetle
               doldurur.


               • Ebu Ali Tabersi: Ayyaşi kendi senediyle rivayet ediyor: Hz Ali b. Hüseyin (Zeynelabidin) (A) bu ayeti okuyarak
               şöyle buyurdu:

               “Onlar (andolsun Allah’a ) biz Ehl-i Beyt’i izleyenlerdir, Allah; bunu onlara bizden bir kişinin eliyle yapacak, O bu
               ümmetin Mehdisi’dir. Resulullah (S) onun hakkında buyurmuştur ki: Dünyanın sona ermesine sadece bir gün
               kalmış olsa bile, Allah o günü o kadar uzatır ki; ıtratımdan ismi benim ismimle aynı olan bir kişi ortaya çıkar ve
               yeryüzünü, zulüm ve haksızlık ile dolmuş iken adalet ve hakkaniyetle doldurur.”

               • Şeyh Saduk: Hüseyin b. Halid rivayeti, İmam Rıza’ya: “Ey Resulullah’ın oğlu! Siz Ehl-i Beyt’ten olan Kaim
               kimdir?” diye soruldu, buyurdu ki:

               “Oğullarımın dördüncüsü, cariyelerin hanımefendisinin oğludur. Allah onun aracılığı ile yeryüzünü her türlü
               haksızlıktan temizleyecek ve her türlü zulümden arındıracaktır. Onun doğumu hakkında (doğup doğmadığına
               dair) insanlar kuşku duyacaklardır. Ortaya çıkmadan önce gaip olacaktır. Ortaya çıktığı zaman da yeryüzü onun
               nuru ile parlayacaktır. İnsanlar arasında adalet terazisi kurulacak kimse kimseye zulmetmeyecektir....”

               Peki onlar, Allah'ın dininden başka bir din mi arıyorlar? Oysa göklerde ve yerde her ne varsa -istese de,
               istemese de- O'na teslim olmuştur ve O'na döndürülmektedirler. (Al-i İmran Suresi, 83)

               • Fazl b. Şazan: Hişam b. Hekem rivayet ediyor İmam Cafer Sadık buyuruyor:

               “Kaim (İmam Mehdi) kıyam edeceği zaman adaletle hükmedecek... Bütün hakları sahiplerine geri verecek,
               müslüman olup imanını itiraf etmeyen hiçbir din ehli kalmayacak. Allah-u Teala şu buyruğunu duymadın mı?:
               “...ve ona teslim olacaktır...”

               De ki: "Herkes gözetlemektedir; siz de gözleyip durun. Sonunda, dümdüz (dosdoğru) yolun sahipleri
               kimlermiş ve doğru yola ulaşan kimlermiş, pek yakında öğreneceksiniz." (Taha Suresi, 135)
   142   143   144   145   146   147   148   149   150   151   152