Page 202 - Darwin'i Yıkan Kafatasları
P. 202

DARWIN’‹ YIKAN KAFATASLARI






                                                giyi saklayan DNA molekülü ise, inan›lmaz bir bilgi bankas›d›r. ‹n-
                                                  san DNA's›n›n içerdi¤i bilginin, e¤er ka¤›da dökülmeye kalk›lsa,
                                                   500'er sayfadan oluflan 900 ciltlik bir kütüphane oluflturaca¤› he-
                                                    saplanmaktad›r.
                                                          Bu noktada çok ilginç bir ikilem daha vard›r: DNA, yaln›z
                                                      birtak›m özelleflmifl proteinlerin (enzimlerin) yard›m› ile eflle-

                                                       nebilir. Ama bu enzimlerin sentezi de ancak DNA'daki bilgi-
                                                       ler do¤rultusunda gerçekleflir. Birbirine ba¤›ml› olduklar›n-
                                                     dan, efllemenin meydana gelebilmesi için ikisinin de ayn› anda
                                                   var olmalar› gerekir. Bu ise, hayat›n kendili¤inden olufltu¤u se-
                                                  naryosunu ç›kmaza sokmaktad›r. San Diego California Üniversite-
                                                 si'nden ünlü evrimci Prof. Leslie Orgel, Scientific American dergisi-
                                                 nin Ekim 1994 tarihli say›s›nda bu gerçe¤i flöyle itiraf eder:
                                                 Son derece kompleks yap›lara sahip olan proteinlerin ve nükleik asit-
                                                  lerin (RNA ve DNA) ayn› yerde ve ayn› zamanda rastlant›sal olarak
                                                   oluflmalar› afl›r› derecede ihtimal d›fl›d›r. Ama bunlar›n birisi olma-
                                                    dan di¤erini elde etmek de mümkün de¤ildir. Dolay›s›yla insan, ya-
                                                     flam›n kimyasal yollarla ortaya ç›kmas›n›n asla mümkün olmad›-
                                                       ¤› sonucuna varmak zorunda kalmaktad›r. 6
                                                             Kuflkusuz e¤er hayat›n do¤al etkenlerle ortaya ç›kmas›
                                                         imkans›z ise, bu durumda hayat›n do¤aüstü bir biçimde
                                                        "yarat›ld›¤›n›" kabul etmek gerekir. Bu gerçek, en temel

                                                      amac› yarat›l›fl› reddetmek olan evrim teorisini aç›kça geçersiz
                                                     k›lmaktad›r.



                                                                                           r
                                                         m
                                                            i
                                                             n
                                                                             k

                                                                       i
                                                                           e
                                                                         M
                                                                      l
                                                                 a
                                                               H
                                                                     a
                                                                   y
                                                                                         l
                                                                                       a
                                                                                    m
                                                    E Evrimin Hayali Mekanizmalar›          ›
                                                     v
                                                                                         a
                                                       r
                                                                                n
                                                                               a
                                                        i
                                                                                  i
                                                                                   z
                                                        Darwin'in teorisini geçersiz k›lan ikinci büyük nokta, teori-
                                                    nin "evrim mekanizmalar›" olarak öne sürdü¤ü iki kavram›n da
                                                     gerçekte hiçbir evrimlefltirici güce sahip olmad›¤›n›n anlafl›lm›fl
                                                      olmas›d›r. Darwin, ortaya att›¤› evrim iddias›n› tamamen "do-
                                                       ¤al seleksiyon" mekanizmas›na ba¤lam›flt›. Bu mekanizmaya
                                                        verdi¤i önem, kitab›n›n isminden de aç›kça anlafl›l›yordu:
                                                        Türlerin Kökeni, Do¤al Seleksiyon Yoluyla...
                                                            Do¤al seleksiyon, do¤al seçme demektir. Do¤adaki ya-
                                                       flam mücadelesi içinde, do¤al flartlara uygun ve güçlü canl›-
                                                       lar›n hayatta kalaca¤› düflüncesine dayan›r. Örne¤in y›rt›c›
                                                      hayvanlar taraf›ndan tehdit edilen bir geyik sürüsünde, daha
                                                      h›zl› koflabilen geyikler hayatta kalacakt›r. Böylece geyik sü-
                                                      rüsü, h›zl› ve güçlü bireylerden oluflacakt›r. Ama elbette bu
           200 Harun Yahya
   197   198   199   200   201   202   203   204   205   206   207