Page 43 - Hayata Dair | Sayı 66 / 2025
P. 43
Rüzgâr
Nasıl iletişim kuruyorsunuz,
isteklerini size nasıl anlatıyor?
Rüzgâr, devamlı miyavlayan bir kedi
değil ama bir şeyler istiyorsa bunu
çıkardığı seslerle ifade ediyor ya
da belki beni artık eğittiği için ben
anlıyorum. En çok sevdiği şey, light
ton balığı. Eğer mutfakta bir hazırlık
yapıyorsam, özellikle kahvaltı için ise
çenesi hiç durmuyor. Ton balığını alana
kadar gidiyor, geliyor. Ton balıklarının
olduğu dolabın önünde dolaşıyor ve
yüzüme bakarak miyavlıyor.
Oyun oynamak istiyorsa, avcı pozuna
girerek bana meydan okuyor, sonra
kaçıyor. Bir yerde saklanıyor ve
ardından üzerime atlıyor. Sevilmek
istiyorsa, birden yere yatıyor ve ince
bir sesle çağırıyor. Örneğin, otururken
kucağıma gelmek istiyorsa ya da
çalışırken, gelişinden anlıyorum; kuyruk
sallamasından bir sonraki hareketini
tahmin edebiliyorum.
Daha birçok ses tonu, ses kümesi
ve hareketiyle ne demek istediğini
anladığımı düşünüyorum. En azından
11 yıldır çabam bu yönde. Bu arada, o da
benim dediklerimi anlıyor tabii.
Neden bir evcil hayvan
sahiplenmek istediniz?
Önceki kedi oğlum Badem’i kaybedince
bir süre çok büyük bir üzüntü
yaşadım; atlatmak gerçekten zor oldu.
Sonrasında, yine böyle minik bir dostla
devam edebilmek istedim. Bence böyle
bir dost, insanın içindeki şefkati ve
merhameti açığa çıkarıyor; karşılıksız
ve koşulsuz sevgiyi deneyimlemeyi ve
hissetmeyi sağlıyor.
Karar vermeden önce, evde bir
hayvanla yaşamın nasıl bir şey
olduğuna dair bir fikriniz var mıydı?
Rüzgâr’la evet ama Badem ile hayır.
Badem’den önce, açıkçası bu güzel
patili dostlarımıza yaklaşamazdım bile.
Oysaki içten içe onları çok severdim;
Badem’le beraber bunu aştım. O da
çok hareketli bir kedi idi. Hızlandırılmış
bir süreç oldu sayesinde; yattığı yer
huzurlu olsun. Aslında çok da fikrim
yokmuş, iyi ki de yokmuş. Sorumluluk
gerektiren ama biraz da rahat olmanın
iyi geldiği bir birliktelik bu. Bunun
dengesini nasıl kuracağını insan,
yaşadıkça anlıyor. Aynı hayat gibi…
Patili dostunuz aileye katıldıktan
sonra hayatınız nasıl değişti?
Evin içinde artık bir birey daha vardı.
Evin en çok ait olduğu, en sevimlisi,
en tatlısı, en çok hoşgörü gösterileni
ve en merak edileni o oldu. Tabii
sorumluluklar da arttı. Evde her
zaman 5 yaşından küçük bir çocuk
var gibi hissediyorsunuz. Yıllar geçse
de onun maması, suyu, kumu hâlâ
önemli. Bir de hasta olursa… Kendini
ifade edememesi ki biz bunu irili
ufaklı deneyimledik, biraz zorlayıcı
olabiliyor. Evde olmadığımızda onunla
kimin ilgilenebileceğini organize
etmek gerekiyor. Kısacası, bir hayat
daha eklendi. Ve tabii, patili bir
dostu olan insanlarla sanki birbirinizi
tanıyormuşsunuz gibi bir hissin
oluşması da ayrı bir deneyim.
Bir evcil hayvana sahip olmanın
olumlu ve olumsuz yanları
nelerdir?
Olumlu yanları arasında, başka bir
dostun hayatına bu kadar yakından
tanıklık edebilmek, hayatın türlü
hâllerini onda da görebilmek bulunuyor.
Sevmeyi öğrenmek, yumuşamak,
şefkat ve merhamet duygularının
açığa çıkması, hayret edebilmek ve
tüm bu duygularla diğer canlılara da
yakınlaşabilmek de önemli kazanımlar.
Olumsuz yanları ise dışarıdayken
aklınızın bir köşesinin hep onda
olması ve bunun bazen yorucu
olabilmesi. Uzun süre evden uzakta
olacaksanız bunu planlamak zorunlu
hâle geliyor. Ayrıca, evcil hayvanınızın
yaşam alanınızı paylaştığınız kişiler
ve arkadaşlarınızla çok samimi
olamaması da düşünülebilir. Ancak
ben, bu durumların çözülebileceğini
Patili Dostlar
ve çok olumsuz bir tarafı olmadığını
düşünüyorum. Kedi ve köpekler için
artık psikologlar var; davranış kalıpları
konusunda öneriler veren çok bilgili
veteriner hekimler bulunuyor.
Evcil hayvan sahiplenmek
isteyenlere mesajınız nedir?
Şimdiden kendilerini sevgiyle
kucakladığımı söylemek isterim. Bunu
mesaj gibi değil de bana iyi gelen
deneyimler olarak paylaşabilirim.
Öncelikle şunu netleştirmek gerekir: O
bir çocuk (ve çocuk kalacak) ve biz de
ebeveyniz. Evet, onu eğitebiliriz (kedi
de olsa) ama her şeyini kısıtlayacak bir
noktaya getirmek istiyorsak bu şekilde
gerçek bir hayatı paylaşamayız.
Bana iyi gelen, onun söylediklerini
ve ihtiyaçlarını anlamaya çalışmak ve
onu bir birey olarak kabul etmek oldu.
Kendime bakıp neyi, nasıl yapabileceğimi
anlamak; bazen de neyi yapamayacağımı
fark etmek de önemliydi. Onu gerçekten
sevmek ve ayrı bir varlık olarak saygı
göstermek gerekiyor. Davranışlarını
anlamak ve bağ kurmak çok değerli;
bence her canlıda bunun olduğunu
görebiliriz, belki insanlar olarak bizden
daha saf bir şekilde.
Anlama tarafı ebeveyn olarak
bizde daha fazla olsa da bazen
onlar bizden daha çok bizi anlamış
olabiliyor. Beraber tatlı bir yolculuğa
çıkmak istiyorsak bunu en güzel
yapabileceğimiz varlıkların başında
patili dostlarımız geliyor.
Rüzgâr ve ben, bize alan açtığınız için
çok teşekkür ederiz.
Badem
Hayata Dair
41

