Page 51 - MAKSİMUM BİZ | SAYI 26 | OCAK 2014
P. 51

nüyorum. Son romanla da bugünün
gerçekliğinden daha uzak diyarlara
gittiniz ve bu algının altını çizmiş de
oldunuz. Peki Elif Şafak’la ilgili bu
imaj ile iç dünyası arasında bir uyum
var mı?
Ben yapı olarak da böyleyim aslın-
da. İçe kapanık bir insanım. Fazla
sosyalleşmem, dışarılarda gezeyim,
yemek yiyeyim, partilere katılayım.
Öyle değil benim yapım. Oturup
okumayı severim. Bir ağacın altın-
da saatlerce… Bu beni mutlu eden...
Bir de insanları dinlemek, gözlemle-
mek, onlarla konuşmak. İnsanlardan
kopuk değilim. Ama içsel dünyaya
çekilmeyi dış dünyaya tercih ediyo-
rum. Algı biraz da bununla ilgili…
_ Anadolu Sigorta dergisi için ya-
pıyoruz bu söyleşiyi… Ben roman-
cıların da hikâyelerimizi sigortala-
dıklarını düşünüyorum. Buna katılır
Şu anda demleniyorum,
dünyayı dinliyorum.
Bakalım kâinat bana ne
fısıldıyor, onu dinlemeyi
tercih ediyorum.
Bir romanla 3 sene
yaşıyorsunuz. Bitince
insan boşluğa düşüyor.
Roman bittiğinde hep
bunalıma giriyorum. Yeni
bir romana başlayıncaya
kadar, şu anda henüz o
boşluk duygusu geçmedi.
mısınız? Son romanınızın tarihi bir
roman olmasından hareketle, tarihi
sigortalatma imtiyazı size verilseydi
hangi dönemleri veya özelliklerimizi
sigortalatmak isterdiniz?
Ne kadar güzel ve ilginç bir soru.
Biz maalesef hafızası çok zayıf bir
toplumuz. Tarihi mirasımıza karşı
çok hoyratız. Keşke böyle çalışmalar
olsa. Kültürü, tarihi, felsefeyi sigor-
talatmak mümkün olsa. Ustam ve
Ben’de Mimar Sinan’ı anlatırken hep
bunu düşündüm. Her gün yanından
geçip gidiyoruz o muhteşem camile-
rin ama nasıl yapıldılar, ne emekle ve
ne hikâyelerle inşa edildiler merak
bile etmiyoruz. Halbuki hikâyeler
yoksa hafıza da yok. Hafıza olmaz-
sa vicdanımız ve bilincimiz daralır.
Anadolu Sigorta keşke bir kampanya
başlatsa kültürel değerler için yep-
yeni bir sigortacılık kampanyası, gö-
nülden desteklerim.
maksimumbiz | 49








































   49   50   51   52   53