Page 51 - MAKSİMUM BİZ | SAYI 41 | HAZİRAN 2018
P. 51

Taraarın
arabuluculuk
süreci sonunda
anlaşmaları halinde
işbu anlaşma belgesi
ilam niteliğinde
belge hükmünde
olup mahkemeden
icra edilebilirlik
şerhi alınması ile
icra takibine konu
edilebiliyor.
Dolayısıyla arabuluculuk, yeni bulunmuş bir
barışçı çözüm yöntemi değildir. Ülkemizde
tanınmış ve güvenilir bir kişiye başvurularak
“geleneksel arabuluculuk” diye tabir edilen
usule yapılan uyuşmazlıkların çözümü 2012
yılında ‘‘6325’’ sayılı ‘‘Hukuk Uyuşmazlıkla-
rında Arabuluculuk Kanunu’’ ile yasalaşarak
pozitif hukuk kuralları ile teminat altına
alınmıştır.
Hiç şüphesiz ki arabuluculuk konusunda
yaşanan gelişmelerin temelinde, adalete
erişimdeki sorunlar ve uyuşmazlıkların veya
daha geniş ifade ile çatışmaların dostane
yolla çözülmesi neticesinde elde edilmek
istenilen toplumsal barış hedefi yer alıyor.
Arabuluculuk süreci arabulucular siciline
kayıtlı ve hukukçu kimliği olan bir arabulucu
tarafından yönetilmekte olup bilinenin aksine
işbu süreçte kimin haklı veya haksız olduğu
tartışılmamakta ve tarafların ortak menfaati
dikkate alınarak kazan/kazan sistemi içeri-
sinde uyuşmazlıkların çözümü amaçlanıyor.
Arabuluculukta gönüllülük, gizlilik, arabulu-
cunun tarafsız olması, kontrolün taraflarda
olması ve eşitlik ilkeleri hakimdir. İşçiye belirli
uyuşmazlıklarda kanunen başvuru zorunlulu-
ğu getirilmiş olsa dahi arabuluculuğa devam
etmeme ve sonlandırma hakkı bulunuyor.
Süreç aleni olmayıp gizli yürütülmekte
ve tarafların eşit söz hakkı bulunuyor. Bu
kapsamda arabuluculuk sürecinde paylaşılan
bilgi ve belgelerin üçüncü kişiler huzurun-
da ifşa edilmesi ve mahkeme huzurunda
açılacak olan davada delil olarak dayanıl-
ması yasaktır. Taraflar süreçte kendi çözüm
önerilerini kendi üretmekte ve anlaşma yapıp
yapmamakta tamamen serbesttir. Tarafların
arabuluculuk süreci sonunda anlaşmaları
halinde işbu anlaşma belgesi ilam niteliğinde
belge hükmünde olup mahkemeden icra
edilebilirlik şerhi alınması ile icra takibine
konu edilebiliyor.
Yargısal yöntemlerde, herkes için geçerli ve
soyut olan kanunların her olasılığı tahmin
etmesi ve her somut olaya uygun çözümler
sunması mümkün olmuyor. Arabuluculuk-
ta ise mevcut düzenleme ve usul ile bağlı
olunmaması, taraflara kendilerine ve somut
duruma özel çözüm üretme ve dolayısıyla
tatmin olma imkanı sağlıyor.
İleriki dönemlerde Aile ve Ticaret Hukuku’na
ilişkin uyuşmazlıklarda da arabuluculuğa baş-
vuru zorunluluğu getirilmesi planlanıyor.
Arabuluculuk süreci sonunda mahkemelerde
görülen davalara göre daha ekonomik ve
zaman yönünden çok daha kısa sürelerde
uyuşmazlık çözülebiliyor.
Nitekim, Arabuluculuk Daire Başkanlığı
verilerine göre 21517 başvurudan 19292 adeti
anlaşma ile sonuçlanmıştır. Unutulmamalıdır
ki, “En kötü sulh en iyi davadan iyidir.”
MAKSİMUMBİZ 49

























   49   50   51   52   53