Page 379 - MESNEVİ - 1.CİLT
P. 379
tıraş ettirirlerdi. Hattâ bu yüzden dilimizde saçları ustura ile tıraş ettirmiye "cascavlak olmak" denmiştir.
!
B.264. Sofiler, Tanrı velilerinde dereceler, rütbe ve makamlar kabul ederler. Velilerden yedi, yakhut kırk kişi vardır ki bunlar, bir anda birçok yerlerde görünebilmek kudretindedirler. Meselâ kendileri bir yerdeyken başka bir yerde yahut birçok yerlerde görünürler, kendilerine bedel, birçok cesetler gösterirler. Bu yüzden bunlara Abdal, yahut Büdela denmiştir. Halk arasında bu mertebe sahipleri "Yediler" yahut "Kırklar" diye anılır. Ayrıca "Rum Abdalları” yahut sadece "Abdallar diye anılır taife vardır ki Kalenderilere, çok benzerler. Anadolu ve Rumeli'de XVII. asra kadar tesadüf edile gelen bu dervişler zümresini Bektaşilik temsil etmiş. Bu suretle abdallar, ortadan kalkmıştır. Mevlâna'nın kastettigi. Tanrı velileri olan Abdalleridir.
!
B.266 Müşriklerin Peygambere "Bu ne biçim Peygamber? Yemek yiyor, sokaklarda geziyor. Bir melek gönderilseydi, onunla beraber halkı korkutsaydı ya. Yahut kendisine bir hazine verilseydi yahut da meyvalarından yiyeceği bir bağı, bahçesi olsaydı" dedikleri Kur'an’da hikâye edilmektedir (Sure: 25—Furkan. Ayet:7-8).
!
B.278-279. Musa'nın mucizesine karşılık sihirbazlar, Firavun'un huzurunda ipleri, sopaları yere atmışlar. İpleri, sopaları yılan şeklinde görünmüş, Musa'nın attığı asa da bir büyük yılan şekline girerek öbür yılanları yutmuş, sonra Musa; yılanı eline alınca sopa olmuş, öbür iplerle sopalar ortada görünmez olmuş, bunun üzerine sihirbazlar imana gelmişlerdi. Tevrat'tan alınan bu vak'a Kur'an'ın birçok surelerinde hikâye edilmektedir (Sure: 26 —Şuara, Ayet: 20-68. 42-47).
!
B. 296. Ümm-ül Kitap Kur'an'ın 13. Suresi olan Ra'd Suresi’nin son Ayeti olan 45. Ayeti’nde “Ve kâfir onlanlar, sen peygamber değilsin derler. De ki: benimle sizin aranızda şahit olarak Tanrı, bütün mukadderatın hakikatini ve aslını bilen zat kâfidir" demektedir. Yine

