Page 378 - MESNEVİ - 1.CİLT
P. 378
içyüzünü anlatayım: Gemi, çok yoksul kişilerindi. İleride bir padişah var, yeni gemileri zaptediyor. Bu gemiyi delik görünce almazlar, onun için deldim. Çocuğun anası, babası müslüman ve temiz insanlar, hâlbuki çocuk kâfir olacak; bundan korktum, öldürdüm. Tanrı onlara daha iyisini verir. Duvara gelince: Köydeki iki yetimin olan o duvarın altında bir define var. Onların büyüyüp defineyi meydana çıkarmaları için duvarı tamir ettim. Yıkılsa zayi olacaktı." Bu batini bilgiye, anlattığımız hikâyeye telmihan ve Kehf Süresi’nin 65. Ayeti’ndeki "Ledün" sözünden alınarak "İlm-i Ledün — Tanrı'ya ait bilgi" demişlerdir. Tasavvuf kitaplarında bu hikâye çok geçer ve Musa gibi ulu bir peygamberin bile batini bilgiyi, Hızır'dan öğrenmek istemesi delil getirilerek herkese bir mürşit lâzım olduğu söylenir.
Mevlâna, bu hızır ve gemi hikâyesini, Mesnevi'nin ikinci cildinin sonlarında da anlattığı gibi Sultan Veled de "Veled-Nâme" de yine bundan bahseder.
!
B.227. İbrahim Peygamber, gördüğü bir rüya üzerine oğlunu (İsmail yahut İshak) Tanrı'ya kurban etmeye kalkmış, o sırada gönderilen bir koçu, yine Tanrı emriyle keserek rüyada aldığı emri yerine getirmiş sayılmıştır (Sure: 37—Sâffât, Ayet: 100-105).
!
B.236. Hızır-Gemi, 224. beytin izahına bakınız.
!
B.240. "Kötü kişi öğülürse Tanrı gazaba gelir ve bu yüzden arş titrer" Hadîs (Feyz-al Kadir I. 441).
!
B.259. Cevlâki: Cevlâk, Bürhan'a göre Cevlah kelimesinin Arapça’laştırılmış şeklidir ve bir cins yün dokumaya denir ki yoksul kişilerle devriş ve kalenderler, bundan kalçın yaparlar. Arapçada Caelk, baş tıraş etmeye denir. Her halde bu kelime, her İki kelime ile de münasebetlidir. Cevlâki ve Cevâlıka, Kalenderilere denir. XIII. asırda Anadolu'ya sonradan Rumeli'ye yayılan ve ekseriyetle toplu bir halde davul, nefir, kudüm ve bayraklarla gezen bu derviş, taifesi Çâr-darb olurlar, yani saçlarını, bıyık, sakal ve kaşlarını ustura ile

