Page 376 - MESNEVİ - 1.CİLT
P. 376
Âdem Şeytan Hikâyesi tekrarlandığı gibi Mesnevi'de de sırası geldikçe tekrarlanmaktadır.
!
B.96. "Sabır, genişliğin anahtarıdır" mealinde bir hadis rivayet edilir.
!
B.100. İkinci mısrada Kur'an'ın 96. Suresi olan Alâk Suresi’nin 15. Ayeti’nin ilk kısmı aynen alınmıştır. Bu ve bu Ayet’ten önceki 14. Ayet’in manaları şudur: "Ebucehil, acaba Tann'nın onu görmekte olduğunu bilmez mi? Hayır, hiç de öyle değil; bilir. Bilir de bu işten vazgeçmezse biz, onu alnındaki perçemden yakalarız...
!
B.107. Eski tıpta insanın vücudunda "Ahlat-ı (Anasır-ı) erbaa"— birbirine karışmış, dört şey” vardır, bunlar da kan, balgam, safra, sevdadır. Bu dördünün kâfi miktarda oluşundan mizaç, yani sıhhat meydana gelir. Hastalık, bunlardan birinin fazlalaşmasıyle başlar.
!
B.110. Usturlap, üstüne gök küresinin haritası çizilmiş, yarım daire şeklinde bir alettir. Bununla gökteki yıldızların mevkii ve bilhassa güneşin doğuş ve batışıyle zevat vaktinin saati tayin edilir.
!
B.121. Esir, havanın bulunmadığı boşluğu dolduran, havadan lâtif gözle görünmez, elle tutulmaz ve fevkalâde kuvvetli olan bir vasattır. Ziyanın, boşluktan geçip gelebilmesi için böyle bir vasatın lâzım olduğu düşünülmüştür.
!
B.125. "Can” diye Çelebi Husameddin'e hitabedeliyor. Bu beyitten 143. beyte kadar olan konuşma, Mevlana ile Çelebi Husameddin arasında geçmektedir.
!
B.125. Yakup Peygamber'in Yusuf'tan ayrılınca ağlamadan gözlerine ak düşmüş, sonra kardeşleri Mısır'a gidince orada maliye veziri olan Yusuf, onlara kendini tanıtıp babasına gömleğini göndermişti. Kafile, Kenan iline yaklaşınca Yakup, Yusuf'un kokusunu almaya başlamış, nihayet gömlek, yüzüne, gözüne sürülünce gözleri

