Page 375 - MESNEVİ - 1.CİLT
P. 375
arasında kullanılagelmiştir. Anadolu'da, birçok yerlerde "Tanrı izin verirse" denir ki tam bunun karşılığıdır.
!
B.53. Sirkencübin, Farsça Sirkencübin sözünün Arapçalaşmış şeklidir. Sirke ile baldan yapılan buzlu bir şerbettir. Yazın sıcak günlerde içilir, harareti keser. Aynı beyitte bademyağının da kuruluk verdiği, yani aksi bir tesirde bulunduğu söylenmektedir. Eski tıpta bademyağı yumuşatıcı bir ilâç olarak kullanıldığı gibi bugün de yine kullanılmaktadır.
!
B.54. Halk dilinde helile denen halilenin karası, mülâyimlik vermek, sarısı ishali kesmek için kullanılır. Nebati bir ilâç olan helilenin Latincesi Terminaliadır.
!
B.80-82. İsrailoğulları’na çölde bulut gölgelik etmiş, gökten, pişmiş, kebap olmuş kuşla kudret helvası yağmıştır (Sure:2—Bakara, Ayet: 57). İsrailoğulları Musa'dan sarımsak, mercimek, soğan vesaire isteyip bir çeşit yemekten bıktıklarını söylemişler, bunun üzerine yokluğa, alçaklığa düşmüşler. Tanrı'dan gazap olarak veba hastalığına uğramışlardır (aynı Sure, Ayet:61).
!
B.83-87. Havariyyun'un ricası üzerine İsa'nın duasiyle gökten yemek indiği Kur'an'da hikâye edilmektedir (Sure:5—Maide. Ayet: 112-114).
!
B.88. Peygamber'in “Yağmur yağmadığını gördünüz mü bilin ki halk zekat vermemektedir, Tanrı da rahmetini onlardan esirgemektedir. Veba çıktığını gördünüz mü bilin ki dünyada zina çoğalmış, etrafa yayılmıştır" dediği rivayet edilmiştir.
!
B.92. Azazil, Şeytan'nın eski adıdır. Melekler arasında Tanrı'ya ibadet edip dururken, Âdem yaratılmış. Tanrı emrini dinlemeyip kendisini, ateşten yarattığı için daha hayırlı görmüş Adem’e secde etmemiş ve rahmetten uzaklaştırılmıştır. Kur'an'nın birçok yerlerinde (o cümleden olarak Sure:18—Kehf, Ayet:50,7—A'raf,11).


































































































   373   374   375   376   377