Page 105 - SEDEF - Hz.Mevlana'dan İnciler
P. 105
!
!
Gönlümü aşk gamına uğratacağım; canımı bela okuna amaç edeceğim...
Senin aşkında geçmiyen ömrümü bugün, gönül kanıyla kaza edeceğim.
!
Bana güzel bir koku geliyor. Umarım ki, yarim, şarap sunan o vefakarım beni anarak kadehe şarap dolduruyor...
Konağı gönlüm, canım olan o sevgilim, zaten beni hangi zaman unuttu ki, dertli gönlüme, o her zaman şifa verici bir ilaç sunuyor.
Gönlüm, şimdi öyle bir tecelli neşesiyle doldu ki, mestane naralar atmak istiyorum. Fakat onun güzel yüzünün sevdasına layık nerede bir aşk nara- sı? Nerede bir şevk gülbankı? Her yanımdan nur saçılıyor. Benim nurla- rıma benzer hani ya bir güneş? Hani ya bir ay?
Gel! Gönlümün üzerinden seyret. Her lahza gıdası aşk ateşi olan canıma, gönül penceresinden o sevgilimin visali haberi geliyor...
Bu gece, o hakayıka dair sözlerden, o sırlara ait nüktelerden, benim uya- nık olan devletim, gönlü uyanık olanların önüne, bir hakikat nüktesi ko- yuyor.
Onun visali sözünü nasıl söyleyeyim, O’nun cemalinin güzelliğini nasıl açıklayayım? Zira o hakikat dudakları, benim bu sözümün tuzağından ka- çıyorlar.
Uyku uyumayan o fil, Hakikat Hindistanını rüyasında nasıl gördü? Diye- ceksin, ama buna şaşma. Bil ki, Leyla kendisi benim Mecnun gibi olan canımı arzu ederek geldi.
Sevgilim! Sen benim gönlümden sabrı, kararı aldın, beni mest ve harab ettin. Hani ya benim ilmim? Hani ya benim hilmim? Hani ya benim o zeyrek, zeki olan aklım?
Öyle yanıyorum ki, bu bir geceki vuslatından ne olur? Asırlarca sürecek vuslatın bile benim ateşimi, alevimi eksiltemez. Ben utancımdan su kesil- dim de gene hala bu aşk ateşim yatışmadı...
! !
!105

