Page 125 - SEDEF - Hz.Mevlana'dan İnciler
P. 125
!
!
Dilberler arasında benim dilberim gibisi yok. Ona cihan gibi ölüm ve son yoktur.
Sarhoşun biri, çene çalar, çok konuşursa varsın konuşsun. Sevgilinin bundan daha güzel olmasına imkan yoktur.
!
Biz ney gibiyiz. Bizdeki ses, Sendendir. Biz dağ gibiyiz, bizdeki yankı Sendendir. Biz, kazanıp kaybetmede satranç gibiyiz.
Ey sanatları hoş olan Allah’ım, bizi oynatan Sensin. Kazanıp kaybetme- miz Sendendir.
Ey bizim canımıza can olan Rabbim, biz kim oluyoruz da, Sana karşı, ‘Biziz’ diye ortaya çıkalım. Aslında, bizler de, bizim varlığımız da birer, ‘yoktan’ ibarettir. Allah’ım, faniyi varmış gibi gösteren ‘Gerçek Varlık’ Senden ibarettir. Görünüşte, biz hepimiz de, birer arslanız. Ama, bayrak- ların üstündeki arslanlar gibi... O arslanların, zaman zaman oynayışı, sal- dırışı rüzgarın tesiri iledir. Bayrakların üstündeki arslanların oynayışları görülür de, onları oynatan rüzgar görünmez. İşte o görünmeyen var ya... o görünmeyen eksik olmasın, hiçbir zaman bizden uzak kalmasın.
Allah’ım, bizi hareket ettiren güç de, bizim var oluşumuz da, Senin lüt- fun, ihsanındır. Varlığımızın hepsi de Sendendir. Senin eserindir, Senin icadındır.
Yok olan bizlere, varlık lezzetini Sen tattırdın, sonra tuttun, var gibi görü- nen bizleri Kendine aşık ettin. Bizlere verdiğin manevi varlık lezzetini, lütfettiğin nimeti geri alma.
İhsan ettiğin mana aşkının, kadehini, şarabını, mezesini bizden esirgeme. Eğer o manevi lezzeti, o feyzi esirgersen, onları, Senden kim arayabilir?
Resim; ‘Sen beni böyle yaptın’ diye ressama nasıl olur da çıkışabilir?
Allah’ım, Sen, bize bakma. Bizim yaptıklarımızı görme, Sen, Kendi lüt- funa, Kendi cömertliğine bak. Allah’ım ne biz vardık, ne de bizim dile- ğimiz vardı. Senin lütfun, bizim söylenmemiş sözlerimizi duyuyor, işiti- yor, bizi varlığa çağırıyordu.
!
!125


































































































   123   124   125   126   127