Page 163 - SEDEF - Hz.Mevlana'dan İnciler
P. 163
!
!
Gülüşleri gönlümü şad eden O Türk güzeli ki, dağnık zülüfleri bana hep gam getirir.
Benden canını kurtardığına bir yazı aldı, ama bana öyle bir emir getirdi ki, ben onun kölesi oldum.
!
Alimin azığı ve sermayesi, kalemden meydana gelen eserlerdir. Sofinin azığı ve sermayesi nedir? Ayak izleri!
Sofi; av peşine düşen, ceylanın ayak izlerini görüp onları izliyen avcıya benzer.
Bir müddet ceylanın ayak izleri işe yarar. Ondan sonra ise esasen ahudaki misk kokusu, yolu gösterir.
Bu izlere, bu izlemeye şükreder de yol alırsa nihayet o adım atma, o yol alma yüzünden muradına ulaşır.
Misk kokusunu duyup bir konak yol almak, iz izleyerek yüz konaklık yol almadan, yüz konaklık yolu dönüp dolaşmadan daha iyidir.
Ay ışıklarının doğusu olan gönül yok mu? O gönül, ariflere ‘Kapıları açılmıştır’ sırrıdır.
Sana duvar ama onlara kapı. Sana taştır ama azizlere inci!
Senin aynada açıkça gördüğünü Pir, hem de daha önce, bir kerpiç parça- sında görür.
Pir olanlar o kişilerdir ki bu alem yokken onların canları, kerem denizin- de vardı.
Bu tene düşmeden önce nice ömürler geçirdiler, ekmeden önce meyvalar devşirdiler!
Nakıştan, suretten evvel canlandılar, deniz yarılmadan inciler deldiler!
Tanrı, alemi ve Ademi yaratma hususunda meleklerle müşavere ederken onların canları, boğazlarına kadar kudret denizine dalmış bulunuyordu.
Bu Nefsi Küll’ün ayağı bağlanmadan onlar, her yaratılacak şeyin suretini biliyorlardı.
!163

