Page 25 - Yürüyüş Dergisi 25. Sayı
P. 25
Yoldaşları, İnanç Özkeskin’i Anlatıyor:
“Seni görmek, tanımak kolaydı. Sadeydin.
çin dıın birdi. imdi düünüyorum
da aslında bize ne kadar çok ey
kattın. Hem de sessizce,
hem de hayatın doal akıında.”
hep bizden yana... eleştiriye açıktın. Olgunlukla karşılardın.
İlginç'i katlettiniz, yerine Çocuğun yaşındakiler, bazen kızarak
Sabah haberlere bakarken, birden
İnanç geldi. Bu güzel vatanın İnanç seni eleştirirdi. Sen hemen eleştiriyi alır-
“Kadıköy Acıbadem'de çıkan çatışmada
yüklü dağları, bu dağlarında Mahir dın. Kısa sürede eleştirileri dikkate
bir kişi...” diye başlayan haberi gördü- aldığını pratiğinde görürdük. Bu da as-
yürekli savaşçıları olduğu sürece, ye-
ğümde, bir heyecan bir kaygı sardı beni.
nilmeye mahkumsunuz... lında sana güveni artırırdı. Eleştirileri
Çünkü sen, o bölgede oturuyordun... dikkate alıyordun değiştirmeye çalışı-
Biz, şehitlerimizin yüreğini yüreği-
İsim öğrenmeye çalışıyordum ama isim yordun, çünkü senin amacın vardı. Ve
mize katıp, yolumuzda yürümeye devam
geçmiyordu. Sonra birden, 3 dakika eksikliklerini tamamlamak istiyordun.
ediyoruz. Tıpkı İnanç gibi.
önce yayınlanmış haberde "ismin, TA- Biri eleştirdiğinde teşekkür ederdin.
YAD'lı İnanç Özkeskin olduğu bildirildi" İnanç'ın olduğu her yerde, mutlaka Dakiktin. Hiç geç kalmazdın. Geç
haberini gördüm. Ve hemen evden çıktım. abisi İlginç de vardı. Konu, mutlaka İl-
ginç’e gelirdi ve onu anlatırken sesi kalındı mı eleştirirdin. Bu konuda çok
Yolda yürürken, sanki sen, benim hassastın. Hatta bir keresinde seninle
yanımda yürüyor da, yine bir şeyler an- öyle vefa, öyle sevgi dolu çıkardı ki ya- randevulaşırken, 15 dakika bekleriz, bu- Sayı: 25
nındaki de etkilenirdi.
latıyordun. Sesin, anlattıkların, mahcup luşamazsak ayrılırız, diye konuştuğu- Yürüyüş
gülüşün ve resmin, en yaşayan haliyle Ona dair anılar, ona dair olaylar dü- muzda, sen ısrarla karşı çıkıyordun “15 30 Temmuz
hep gözümün önündeydi. şüncelerin, duyguların, hep sohbetinin dakika uzun bir süre, 3-5 dakika olsun” 2017
konularından biriydi. İlginç’e saygı du-
Sonradan öğrendim ki, “Süleyman derdin. Bu konuda ikna olmamıştın ama
yuyordun, ona layık olmak istiyordun.
soylu’ya eylem hazırlığında” diye vur- bizi de ikna etmediğin için, 15 dakika
Ve başardın da.
muşlar seni. Bunu okuyunca, öfke dolu kuralına bence doğru değil” deyip uy-
yüreğimle gülümsedim. Suçlular kendini Seninle Kadıköy’de görüşmüş, işleri- muştun sonraki zamanlarda, 15 dakikayı
nasıl biliyor, korkularını nasıl dile getiriyor mizi konuşmuştuk. Sonra bir yere gidip 5 dakikaya çekmiştik birlikte.
diye gülümsedim... çay içmiştik. Yine İlginçimiz’i bana an- Konuşmayı severdin. Bıraksak, hiç
latmaya başlamıştın. Sonra “mezarına gi-
Belki sen, bu hazırlıkta değildin ama susmadan bir sürü şey anlatabilirdin.
delim mi, çiçek alıp gidelim” demiştin
eminim ki tüm halk düşmanlarına dair Saatlerce konuşma potansiyelin vardı.
de, ben “sonra gideriz, bugün çay içip
hazırlıkta olan halkın yiğitleri var, Cep- Seni görmek, tanımak kolaydı. Sa-
andık, sonra yanına gidip onunla da sohbet
he'nin sıra neferleri var, halka adanmış
ederiz” demiştim. Ve sonra olmadı tabi... deydin. İçin dışın birdi. Şimdi düşünü-
yürekler var. yorum da aslında bize ne kadar çok şey
İçten, hesapsızdın. Bir insanı kır-
Bu korkuyla İnanç'ı vurdunuz, kat- kattın. Hem de sessizce, hem de hayatın
lettiniz. Peki kaç İnanç'ı vurabilirsiniz maktan çekinir, eleştirilerinde hassas doğal akışında.
olurdun. Birini kıracak söz çıkmazdı
ki? Kimin nereden çıkacağını bilemeden,
ağzından pek. Kolay kolay eleştirmezdin Şimdi sen de vatanımızın toprağına
halkın, adalete yeminli hançerini yüre- düşen kiraz çiçeğimiz oldun. Sana sö-
ğinizde hissedeceksiniz. Can havliyle ama eleştirdin mi kimse bir şey demezdi.
Haklıydın çünkü. Hayatın içinde öyle zümüz olsun ki, sen nasıl ki, son anına
her şeye saldırıyorsunuz, vuruyor, kırıyor,
sakin, öyle gerçek yapardın ki eleştiri- kadar İlginç abiyi yüreğine, bilincine
öldürüyorsunuz... Başka bir şey yapa- kattıysan, biz de seni yüreğimize katarak
mazsınız zaten, elinizden başka bir şey lerini. daha hızlı yürüyecek ve düşmanın kor-
gelmez. Ama ne yaparsanız yapın, tarih, Mütevaziydin. 53 yaşındaydın ama
kulu kabuslarını gerçek yapacağız.
Dergimizin 25. sayısının yayınlandığı 30 Temmuz 2017 günü;
*KEC- Nuriye Gülmen ve Semih Özakça açlık grevlerinin 144. günündeler
*Malatya’da direnen KEC’liler ve İstanbul Cevahir AVM önünde direnen Nazife Onay,
direnişlerini Ankara Yüksel Caddesi’ne taşıdılar, Yüksel Direnişi 264. gününde
*Esra Özakça açlık grevi direnişinin 69. günündeler
*KEC- Düzce Alev Şahin direnişinin 129. gününde
*Mehmet Güvel açlık grevinin 29. gününde
ANADOLU TOPRAKLARINI İSRAİL YAPAMAYACAKSINIZ! 2 25